Türkiye’de diplomasi trafiği hız kesmeden devam ederken, Orta Doğu’da tansiyon her geçen gün biraz daha yükseliyor. Ankara’daki kritik temaslar, sahadaki askeri hareketlilik ve küresel güçler arasındaki sert mesajlaşmalar, bölgedeki kırılgan dengelerin ne kadar hassas olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Sokaklara yansıyan protestolar, ekonomik gelişmeler ve güvenlik başlıklarıyla birlikte son 24 saat, hem Türkiye hem de dünya açısından oldukça yoğun ve dikkat çekici gelişmelere sahne oldu.
Ankara’da kritik görüşme!
Bakan Fidan ve KKTC Başbakanı Üstel bir araya geldi!Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel’i Ankara’da ağırladı. Bölgesel gelişmelerin ve iki ülke arasındaki stratejik iş birliğinin ele alındığı görüşme, diplomatik çevrelerde yakından takip edildi.Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Başbakanı Ünal Üstel ile bir araya geldi.Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başbakanı Ünal Üstel ile Ankara’da bir araya geldi” denildi. Bakanlıktan görüşmeye ilişkin fotoğraf paylaşıldı. (Akit)
Ankara’da Filistinlilere yönelik idam kararı protesto edildi
İsrail Parlamentosu’nun Filistinli esirlere yönelik idam kararı, Ankara’da düzenlenen eylemle protesto edildi.
İsrail’in 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’ye yönelik ağır saldırıları devam ediyor. 7 Ekim’den bu yana Gazze’de kadın, yaşlı, çocuk fark etmeden yaklaşık 100 bine yakın sivili katleden İsrail, geçtiğimiz günlerde yeni bir karara daha imza attı. İsrail Parlamentosu’nda sadece Filistinli esirlere uygulanması öngörülen idam düzenlemesi kabul edildi. Filistin’e Destek Platformu, Ankara’da Hacı Bayram-ı Veli Camii avlusunda cuma namazı çıkışı düzenlenen eylemle İsrail’in idam kararını protesto etti.
“İsrail’in Filistinlilere karşı idamı yasallaştırması, tam bir vahşet ve açık bir hukuk ihlalidir”
Filistinli esirlere yönelik idamın İsrail Parlamentosu’ndan geçerek yasallaştırılmasının soykırımdan hiçbir farkı olmadığını belirten Filistin’e Destek Platformu Yönetim Kurulu Üyesi Muhammed Cihad Çiğdem, “İnsanlık adeta azgın ve sapkın bir ideoloji tarafından ne yazık ki rehin alınmış durumdadır. Bu esaret girişimine karşı kayıtsız kalacak da değiliz. Siyonist rejim şunu bilsin ki zalimlerin topuna canımızla, başımızla, elimizle, aşımızla, varımızla yoğumuzla direneceğiz. Siyonist İsrail rejimi tarafından Gazze’de işlenen soykırımın kahredici acısı vicdanlarda daha canlı canlı dururken, Lübnan’da ve İran’da ortaya konan yeni vahşetler insanlığı bir kez daha derinden sarsmaktadır. 165 tane İranlı öğrencinin siyonist rejim tarafından henüz daha okul sıralarındayken katledilmesi ve bu katliamın küresel vicdanda yeteri kadar yer bulmaması bizleri derinden sarsıyor olsa da, bugün burada olduğu gibi dünyanın dört bir yanından yükselen sesler bir nebze olsun umutlarımızı diri tutmaktadır ve yeşertmektedir. Açıkça ifade etmek gerekir ki İsrail’in Filistinlilere karşı idamı yasallaştırması tam bir vahşet ve açık bir hukuk ihlalidir. İşgal ettikleri toprakların gerçek sahiplerini ipe götürmeye cüret etmek demek, kendi ipini çekmekten başka bir şey değildir” ifadelerini kullandı.
Düzenlenen eyleme Filistin Destek Platformu üyeleri ve vatandaşlar katıldı. (İHA)
Cumhurbaşkanı Erdoğan: Ateşkesin ilan edildiği gün İsrail 254 Lübnanlıyı katletti
İstanbul’da düzenlenen ‘ICAPP Kadın Kolları 9’uncu Toplantısı’nın ardından katılımcılarla Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde bir araya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İsrail’in ateşkese rağmen Lübnan’a karşı sürdürdüğü bombardıman ve işgal politikası yine en çok kadınlar ve çocukları mağdur ediyordu. Bakınız 2 Mart’tan bu yana İsrail’in sivil yerleşim yerlerine yönelik saldırıları sebebiyle 1,2 milyon Lübnanlı evlerini terk etmek mecburiyetinde kaldı. Bin 500’den fazla Lübnanlı kardeşimiz aynı saldırılarda can verirken 4 bin 700 kişi yaralandı. Ateşkesin ilan edildiği gün İsrail 254 Lübnanlıyı barbarca katletti. Gözünü kan ve kin bürümüş soykırım şebekesi her türlü insani değeri hiçe sayarak hiçbir kural ve ilke tanımadan günahsız yavruları kadınları, sivilleri öldürmeye devam ediyor” dedi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanlığı ev sahipliğinde düzenlenen Uluslararası Asya Siyasi Partiler Konferansı (ICAPP) Kadın Kolu 9’uncu toplantısı için İstanbul’da bulunan katılımcıları Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi’nde kabul etti.Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye’nin de parçası olduğu Orta Doğu coğrafyası son yıllarda gerçekten sancılı, sıkıntılı ve karanlık günler yaşıyor. Savaşların ve sıcak çatışmaların biri bitmeden maalesef diğeri başlıyor. Bunun da yükünü özellikle kadınlar ve masum çocuklar çekiyor. İsrail’in Gazze’de acımasızca katlettiği 72 binden fazla sivilin kahir ekseriyeti kadınlar ve çocuklar. Komşumuz Suriye’de 13,5 yıl boyunca devam eden iç savaşta en çok bedeli ödeyenler aynı şekilde kadınlar ve çocuklar oldu. Bir diğer komşumuz İran’ın maruz kaldığı saldırıların ilk kurbanları arasında yine kadınlar ve çocuklar bulunuyordu. Savaşın ilk günlerinde Minap’taki bir okula düzenlenen hava saldırısında 165’in üzerinde masum çocuk hayattan koparıldı. İsrail’in ateşkese rağmen Lübnan’a karşı sürdürdüğü bombardıman ve işgal politikası yine en çok kadınlar ve çocukları mağdur ediyordu. Bakınız 2 Mart’tan bu yana İsrail’in sivil yerleşim yerlerine yönelik saldırıları sebebiyle 1,2 milyon Lübnanlı evlerini terk etmek mecburiyetinde kaldı. Bin 500’den fazla Lübnanlı kardeşimiz aynı saldırılarda can verirken 4 bin 700 kişi yaralandı. Ateşkesin ilan edildiği gün İsrail 254 Lübnanlıyı barbarca katletti. Gözünü kan ve kin bürümüş soykırım şebekesi her türlü insani değeri hiçe sayarak hiçbir kural ve ilke tanımadan günahsız yavruları kadınları, sivilleri öldürmeye devam ediyor” dedi. (Milliyet)
Ankara’da kar yağışı etkili oluyor
Kış boyunca yeterli kar yağışı alamayan Ankara’ya nisan ayının ortasında lapa lapa kar yağdı.Türkiye baharın ikinci ayında ancak soğuk hava etkisini sürdürüyor.Doğuda birçok bölgede kar yağışı etkili olurken, son kar haberi ise Ankara’dan geldi. Ankaralılar, nisan ayında sabah kar yağışı sürprizi ile uyandı. Ankara’nın yüksek semtlerinde sabah saatlerinde kar yağışı başladı. Bir süredir etkili olan yağışlı hava, Ankara’da kendini kar yağışı olarak gösterdi.Sabah saatlerinden itibaren Ankara’nın Dikmen, Mamak gibi yüksek rakımlı semtlerinde aralıklarla kar yağışı etkili oldu. (En Son Haber)
Mavi Vatan’dan 3 denizde güç gösterisi
Türkiye’nin denizlerdeki en kapsamlı askeri faaliyetlerinden biri olan Mavi Vatan 2026 Tatbikatı Antalya Körfezi’nde yapıldı. Karadeniz, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de eşzamanlı yürütülen tatbikatta amfibi harekâttan TCG ANADOLU’dan havalanan TB3’lerin İDA imhasına kadar kritik senaryolar sahada test edildi.Mavi Vatan 2026 Tatbikatı kapsamında, seyir ve gemicilik eğitimlerinin yanı sıra ‘Asimetrik tehdit altında liman çıkışı’, ‘Karadeniz’de sürüklenen mayının tespiti ve imhası’, ‘Çok sığ suda mayın karşı tedbirleri harekâtı’, ‘Seri atımlı toplarla su üstü atışları’, ‘Kara bombardımanı atışları’, ‘Mayın karşı tedbirleri harekâtı’, ‘Karadeniz’de sürüklenen mayının tespiti ve imhası’, ‘Muharip olmayanların tahliyesi’, ‘Su üstü atışları’, ‘Denizaltı savunma harbi eğitimleri’ gerçekleştirildi.Mavi Vatan Tatbikatı, Türk Deniz Kuvvetleri’nin eş zamanlı, çok cepheli ve “çok tehditli ortamda” harekât kabiliyetini test ettiği önemli bir platform olarak görülüyor. Özellikle Doğu Akdeniz, Ege ve Karadeniz’i aynı anda kapsamasıyla Türkiye’nin geniş bir deniz sahasında operasyon yapabilmesi açısında da önemi bir caydırıcılık mesajı taşıyor. “Mavi Vatan” sadece bir tatbikat olmanın ötesinde ayını zamanda Türkiye’nin deniz yetki alanları ve enerji-jeopolitik vizyonunu ifade eden kritik bir stratejiyi içeriyor. 2019’dan beri yapılan Mavi Vatan tatbikatı da bu doktrinin sahaya yansıması olarak değerlendiriliyor.Mavi Vatan tatbikatında Deniz Kuvvetleri Karargâhı ile bağlı komutanlıkların harekâtı sevk ve idare kabiliyetini sahada test etmek ve geliştirmek amaçlanıyor. Tatbikatla birlikte deniz unsurlarının harekâta hazırlık seviyesinin artırılması, karargâh personeli ile görev alan birliklerin çok tehditli bir ortamda muhakeme, öngörü ve hızlı karar verme yeteneklerinin güçlendirilmesi hedefleniyor. Ayrıca, diğer kuvvet komutanlıkları ve kamu kurumlarıyla müşterek çalışabilirlik usullerinin denenmesi de tatbikatın önemli hedefleri arasında yer alıyor.MAVİ VATAN-26 Tatbikatı’na; Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığından toplam 120 gemi, 50 hava aracı ile yaklaşık 15 bin personel katıldı. Tatbikatta 1 Amfibi Hücum Gemisi, 12 Fırkateyn, 4 Korvet, 14 Hücumbot, 8 Denizaltı, 8 Mayın Avlama Gemisi, 16 Karakol Gemisi, 20 Amfibi Çıkarma Gemisi, 29 Yardımcı Sınıf Gemi, 5 İDA, 2 Sahil Güvenlik Gemisi, 6 Sahil Güvenlik Botu ile 50 Hava aracı; 5 D/K Uçağı, 3 Genel Maksat Uçağı, 1 AB-212, 7 SH-70, 4 AH-1W, 24 S/İHA, 1 Ağır Yük Nakliye Helikopteri, 3 Genel Maksat Helikopterleri, 2 Taarruz Uçağı yer aldı.TCG ANADOLU gemisinden havalanan Bayraktar TB3, kamikaze İnsansız Deniz Aracı’nı (İDA) başarıyla imha etti. Bu operasyonla TB3, deniz üzerindeki bir İDA’yı ilk kez etkisiz hale getirmiş oldu.(Hürriyet)
Lideri cezaevinde olan organize suç örgütüne operasyonİstanbul’da, çıkar amaçlı organize suç örgütüne yönelik düzenlenen operasyonda, çeşitli suçlardan eyleme karıştıkları tespit edilen 18 şüpheli gözaltına alındı, çok sayıda silah ve mermi ele geçirildi. Alınan bilgiye göre, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturmaya dayanarak çıkar amaçlı bir çeteye karşı çalışma gerçekleştirdi.Ağırlıklı olarak kentin Anadolu Yakası’nda etkinliği tespit edilen, liderliğini cezaevinde hükümlü bulunan M.İ.Ö.’nün yaptığı silahlı suç örgütüne yönelik polis tarafından yapılan çalışmalarda, çok sayıda çete üyesi tespit edildi.Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından, çeşitli suçlardan eyleme karıştıkları tespit edilen şüphelilerin yakalanması için bu sabah eş zamanlı operasyon düzenlendi. Baskınlarda 18 zanlı yakalanarak gözaltına alındı.Adreslerde yapılan aramalarda 5 ruhsatsız tabanca, 1 pompalı tüfek, farklı çaplarda 97 mermi, 5 tüfek kartuşu ve çeşitli çek ve senetler ele geçirildi. Operasyon kapsamında gözaltına kişiler ifadeleri alınmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor. (Haberler.com)
Didim açıklarında kaçak göçmen operasyonu: 25 kişi yakalandı
Aydın’ın Didim ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik ekiplerince durdurulan lastik bottaki 25 kaçak göçmen ile göçmen kaçakçılığı yaptığı değerlendirilen 1 şüpheli yakalandı.Aydın’ın Didim ilçesi açıklarında Sahil Güvenlik ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda, yasa dışı yollarla yurt dışına çıkmaya çalışan 25 kaçak göçmen ile organizatör olduğu değerlendirilen 1 kişi yakalandı.Didim açıklarında devriye görevi yürüten Sahil Güvenlik botu, hareket halindeki fiber karinalı lastik botu tespit ederek takibe aldı. Kısa süren takibin ardından durdurulan bottaki kontrollerde, yurt dışına yasa dışı geçiş hazırlığında olan 25 kaçak göçmen bulundu.Operasyon kapsamında, botta bulunan ve göçmen kaçakçılığı yaptığı değerlendirilen 1 şüpheli de gözaltına alındı. Yakalanan kaçak göçmenler, işlemlerinin tamamlanmasının ardından Düzensiz Göçmen Ön Kabul ve Sevk Merkezi’ne teslim edildi.(Yeniçağ)
CHP’den AKP’ye geçmişti: Özlem Çerçioğlu’nun şirketine “VIP” statü
CHP’den AKP’ye geçen Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun aile şirketi Jantsa, ilk kez “Dış Ticaret Sermaye Şirketi” (DTSŞ) listesine alındı. Bu statüyle birlikte şirkete pek çok ayrıcalık tanındı.CHP’den Ağustos 2025’te istifa ederek AKP’ye katılan Çerçioğlu’nun aile şirketi Jantsa, Ticaret Bakanlığı tarafından “Dış Ticaret Sermaye Şirketi” listesine dahil edildi.Hakkında “ihaleye fesat karıştırma” ve “görevi kötüye kullanma” suçlamalarıyla hapis cezası istenen Çerçioğlu, rozet değişiminin ardından yargılandığı davalardan beraat etmişti.Evrensel’den Uğur Zengin’in haberine göre, Jantsa’nın bu statüye alınmasıyla birlikte şirket; düşük teminatla KDV iadesi alma, Eximbank kredilerine erişim, gümrük işlemlerinde kolaylık ve çeşitli devlet desteklerinden öncelikli yararlanma imkanına kavuştu.İşte sağlanan ayrıcalıklar:·KDV iadesi: Normal şirketler yüzde 100 teminat gösterirken, Jantsa yüzde 4 teminatla iade alabilecek.·Kredi imkanı: Eximbank’ın düşük faizli kredilerine erişim sağlanacak.·Gümrük kolaylığı: “Güvenilir şirket” statüsüyle işlemler hızlandırılacak. Yani gümrüklerde hiçbir engele takılmayacak.·Devlet destekleri: Teşvik ve yardımlardan öncelikli yararlanılacak.DTSŞ statüsünün; belirli ihracat ve sermaye kriterlerinin yanı sıra Ticaret Bakanlığı onayıyla verildiği ve sınırlı sayıda şirkete tanındığı belirtiliyor. Jantsa’nın önceki yıllarda teknik kriterleri karşıladığı, ancak bu statüye ilk kez 2026 yılında dahil edildiği ifade ediliyor. (BirGün)
İsrail’in soykırım ve işkencesine hukuki hesap: Bakan Gürlek’Türk adaleti’ vurgusuyla duyurdu
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gazze’ye insani yardım taşıyan Sumud filosuna yönelik İsrail saldırısına ilişkin hazırlanan iddianamenin kabul edilmesiyle önemli bir yargı sürecinin başladığını açıkladı. Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın Türk adaletinin uluslararası hukuk temelinde ortaya koyduğu kararlı iradenin somut bir göstergesi olduğunu belirtti. Açıklamada, sivillere yönelik saldırıların ve ağır insan hakları ihlallerinin hukuk önünde karşılık bulacağı vurgulandı.Adalet Bakanı Akın Gürlek, “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından Gazze’ye insani yardım götüren Sumud filosuna yönelik İsrail’in barbarca saldırısına ilişkin hazırlanan iddianamenin kabul edilmesiyle önemli bir yargılama süreci başlamıştır” dedi.Adalet Bakanı Akın Gürlek, sanal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından Gazze’ye insani yardım götüren Sumud filosuna yönelik İsrail’in barbarca saldırısına ilişkin hazırlanan iddianamenin kabul edilmesiyle önemli bir yargılama süreci başlamıştır. Görev yaptığım dönemde başlattığımız bu tarihi nitelikteki soruşturmanın yargılama aşamasına gelmesi, Türk adaletinin uluslararası hukuk temelinde ortaya koyduğu kararlı iradenin somut bir göstergesidir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti, yalnızca diplomasi alanında değil, hukuk zemininde de zulme karşı duruşunu açık ve net biçimde ortaya koymaktadır. Hiç kimse, işlediği suçun ağırlığını makamının arkasına saklayamaz. Netanyahu ve beraberindeki katliam şebekesinin; sivillere yönelik planlı ve sistematik saldırıları, insanlığa karşı suçlar, soykırım, işkence ve yağma gibi ağır fiilleri de hukuk önünde mutlaka karşılık bulacaktır. Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı olarak, vatandaşlarımızın ve insanlığın ortak vicdanını yaralayan her eylemin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Adaletin tesisi için hukuk içinde, kararlı mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadelerine yer verdi. (Yeni Şafak)
ATM’lerde yeni dönem bayram öncesi devreye girecek
Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde yürürlüğe girecek olan yeni düzenlemeyle birlikte ATM’den para çekme işlemlerinde değişiklikler olacak.Ramazan Bayramı döneminde ATM’lerde yaşanan yoğunluk sonrası bankacılık sektörü, Kurban Bayramı öncesinde vatandaşların nakit ihtiyacını karşılamak için yeni adımlar atmaya hazırlanıyor. Bayram alışverişi ve kurbanlık ödemeleri nedeniyle artması beklenen para çekme talebi doğrultusunda, günlük ATM çekim limitlerinin yeniden düzenlenmesi gündeme geldi.Kartlı ödemeler ve dijital bankacılık kullanımındaki artışa rağmen, bayram dönemlerinde nakit kullanımının önemini koruduğu belirtiliyor. Özellikle 200 TL’lik banknotların dolaşımdaki payının artmasıyla birlikte, ATM işlemlerinde limit güncellemeleri ile vatandaşların işlemleri kolaylaşacak.Bazı bankalar yılın ilk çeyreğinde günlük çekim limitlerini 20 bin TL ve üzerine çıkarırken, halen 10 bin ile 15 bin TL arasında limit uygulayan bankalar da bulunuyor. Sektör kaynaklarına göre Kurban Bayramı öncesinde bu limitlerin yukarı yönlü güncellenmesi ve ATM’lerde yaşanabilecek yoğunluğun azaltılması bekleniyor.Bankaların mevcut günlük ATM para çekme limitleri ise şöyle:- Enpara: Toplam 60.000 TL (50.000 TL nakit + 10.000 TL QR)- Garanti BBVA: Toplam 40.000 TL (20.000 TL nakit + 20.000 TL QR)- Fibabanka: Toplam 35.000 TL (20.000 TL nakit + 15.000 TL QR)- QNB Finansbank: Toplam 30.000 TL (20.000 TL nakit + 10.000 TL QR)- Kuveyt Türk: Toplam 30.000 TL (20.000 TL nakit + 10.000 TL QR)- ING: Toplam 30.000 TL (20.000 TL nakit + 10.000 TL QR)- Türkiye İş Bankası: Toplam 25.000 TL (20.000 TL nakit + 5.000 TL QR)- VakıfBank: Toplam 25.000 TL (20.000 TL nakit + 5.000 TL QR)- Yapı Kredi: Toplam 25.000 TL (20.000 TL nakit + 5.000 TL QR)- Akbank: Toplam 20.000 TL (nakit ve QR toplam)- DenizBank: Toplam 20.000 TL (10.000 TL nakit + 10.000 TL QR)- OdeaBank: Toplam 20.000 TL (10.000 TL nakit + 10.000 TL QR)- Alternatif Bank: 20.000 TL (sadece nakit)- Ziraat Bankası / Ziraat Katılım: Toplam 17.500 TL (10.000 TL nakit + 7.500 TL QR)- Halkbank: Toplam 17.500 TL (10.000 TL nakit + 7.500 TL QR)- TEB: Toplam 15.000 TL (10.000 TL nakit + 5.000 TL QR)- Aktif Bank / HSBC / Anadolubank: 10.000 TL (sadece nakit) (Korkusuz)
Dünya’dan kısa kısa…
Almanya yabancı mahkumlar için günde 5 milyon euro harcıyorAlmanya’da cezaevlerindeki 60 bini aşkın mahkumun neredeyse yarısı yabancı uyruklu. Yabancı mahkumların ülke ekonomisine günlük maliyeti ise 5 milyon euroyu buluyor.Almanya’da cezaevlerinde bulunan yaklaşık 60 bin mahkumun neredeyse yarısının yabancı uyruklu olduğu ve bu mahkumların Alman devletine günlük maliyetinin de yaklaşık 5 milyon euroyu bulduğu bildirildi.Berliner Zeitung’un haberine göre, 31 Mart 2025 itibarıyla cezaevlerinde toplam 60 bin 343 tutuklu ve hükümlü bulunuyor. Bunların 26 bin 708’inin Alman vatandaşı olmadığı belirtilirken, tutuklu ve hükümlülerin hangi ülke vatandaşı olduğuna ilişkin bir bilgi paylaşılmadı.Federal Adalet Bakanlığı verilerine göre yabancı uyruklu oranı eyaletler arasında büyük farklılık gösteriyor.Thüringen’de yabancı mahkumların oranı yüzde 22,69, Saksonya-Anhalt’ta yüzde 23,35, Saksonya’da ise yüzde 35,99.En yüksek oran ise Hamburg’da kaydedildi. Kentteki 2 bin 156 mahkumun bin 268’inin Alman vatandaşı olmadığı, yabancı oranının yüzde 58,81’e ulaştığı bildirildi.Başkent Berlin ise ikinci sırada yer alıyor. Berlin’deki altı cezaevinde mart ayı sonundaki toplam mahkum sayısının 3 bin 637 olduğu, bunların 2 bin 64’ünün Alman vatandaşı olmadığı belirtildi. Yani Berlin’deki yabancı mahkum oranı yüzde 56,75.Haberde, cezaevlerinde barınma, beslenme ve gözetim maliyetlerinin eyaletlere göre değiştiği, ancak bir mahkumun federal bütçeye günlük ortalama en az 180 euroya mal olduğu belirtildi.Berlin’de bu maliyetin 2024 yılında günlük 226,97 euroya ulaştığına dikkat çekillen haberde, 2025 yılında da bu oranda artış kaydedilmiş olduğuna dikkat çekiliyor.Bu ortalama maliyet üzerinden yapılan hesaplamaya göre, Almanya’daki 26 bin 708 yabancı uyruklu mahkumun Alman devletine günlük 4 milyon 800 bin euro, yıllık ise yaklaşık 1 milyar 750 milyon milyar euroya mal olduğu kaydedildi.İstatistiklerde çifte vatandaşların ve Alman pasaportu taşıyan göçmen kökenlilerin yer almadığı da vurgulandı. (DW)
Putin’den hükümete ‘ulusal yapay zeka planı’ talimatı
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, kabineye yapay zekanın (YZ) ülke çapında hayata geçirilmesine dönük kapsamlı bir ulusal plan hazırlanması talimatı verdi.Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yapay zekanın (YZ) ülke genelinde yaygın biçimde kullanılması için hükümete, bölge yönetimleriyle birlikte ulusal bir uygulama planı hazırlama talimatı verdi.Bu alandaki gelişmelerin ele alındığı bir toplantıda konuşan Putin, bu adımın Rusya’nın güvenliği, savunma kabiliyeti ve gelecekteki varlığı için ‘teknolojik egemenliği’ sağlamanın bir zorunluluk olduğunu vurguladı.Putin, Rusya’nın kendi yapay zeka modellerini geliştirmesinin stratejik önemine dikkat çekerek, “Yalnızca kendi modellerimize sahip olduğumuzda emin adımlarla ilerleyebilir, güvenliğimizi ve savunma kapasitemizi garanti altına alabiliriz. Bu, özellikle kritik bir meseledir” dedi.Rus lider, 2030 yılına kadar yapay zeka tabanlı ürün ve çözümlerin ekonomi ve eğitim başta olmak üzere tüm alanlarda kullanılmasının hedeflendiğini belirtti. Putin, teknolojik gelişmelerin hızına uyum sağlanması ve bu alanda gerekli düzeyde “teknolojik egemenliğin” temin edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “Bu teknolojilerdeki egemenlik seviyesi, doğrudan Rusya’nın varlığını belirleyecek bir faktördür” ifadesini kullandı.(Sputnik)
Vance, Pakistan’daki barış görüşmelerine giderken İran’ı ABD ile “oyun oynamaması” konusunda uyardı.
İran heyetlerinin, çatışmayı sona erdirmeyi amaçlayan kritik görüşmeler öncesinde kilit altında olan İslamabad’a vardığı bildirildi; İsrail temsil edilmiyor.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Cuma günü, İran ile olan savaşı sona erdirmeyi amaçlayan kritik görüşmeler için Pakistan’a giderken İran’ı ABD ile “oyun oynamaması” konusunda uyardı.
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile olan çatışmanın en isteksiz savunucusu gibi görünen yakın çevresinin üyesini, altı hafta önce başlayan savaşa bir çözüm bulmak ve ABD başkanının “tüm medeniyetini” yok etme tehdidini savuşturmakla görevlendirdi.
Altı hafta önce ABD ile birlikte İran’a karşı askeri harekât başlatan İsrail, görüşmelerde temsil edilmiyor. Ev sahibi Pakistan’ın İsrail ile diplomatik ilişkisi yok ve egemenliğini tanımıyor. (Times of Israel)
Trump, ABD savaş gemilerinin barış görüşmeleri başarısız olursa İran’a yönelik saldırılara yeniden başlamaya hazırlandığını söyledi
ABD Başkanı Donald Trump, Cuma günü New York Post’a verdiği demeçte, Pakistan’daki barış görüşmeleri başarısız olursa Amerikan savaş gemilerinin İran’a yönelik saldırılara yeniden başlamaya hazırlandığını söyledi.
Başkan, “Gemileri en iyi mühimmatla, şimdiye kadar yapılmış en iyi silahlarla yüklüyoruz – daha önce yaptıklarımızdan bile daha iyi ve onları paramparça ettik,” dedi. “Ve eğer bir anlaşma olmazsa, onları kullanacağız ve çok etkili bir şekilde kullanacağız.”
İki ülkenin müzakerecilerinin Cumartesi günü Pakistan’ın başkenti İslamabad’da İran’ın nükleer ve balistik füze programları, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, İran’a uygulanan yaptırımların kaldırılması ve ne Amerika’nın ne de İsrail’in tekrar saldırmayacağına dair garantiler konularına odaklanan görüşmeler için bir araya gelmesi bekleniyor.
Başkan, görüşmelerin başarılı olma olasılığı sorulduğunda New York Post’a, “Yaklaşık 24 saat içinde öğreneceğiz,” dedi.
Amerika Birleşik Devletleri’ni Başkan Yardımcısı JD Vance ve elçiler Steve Witkoff ve Jared Kushner temsil edecek. İran heyetinde ise Parlamento Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi yer alacak.
New York Post’un haberine göre, Cumhurbaşkanı İranlı müzakerecileri iki yüzlü olarak nitelendirerek, yüz yüze görüşmelerde “tüm nükleer silahlardan kurtulma” sözü verdiklerini, ancak kamuoyunda uranyum zenginleştirme hakkı konusunda ısrar ettiklerini söyledi. (Haaretz)
Kuveyt’te Ulusal Muhafız Tesislerine İHA Saldırısı: Yaralılar Var
Kuveyt Savunma Bakanlığı, bugün yaptığı açıklamada, Ulusal Muhafız birimlerine bağlı hayati tesislerin insansız hava araçları (İHA) ile hedef alındığını, saldırılarda çok sayıda personelin yaralandığını bildirdi.Kuveyt resmi ajansı KUNA’nın haberine göre, Savunma Bakanlığı Sözcüsü Kurmay Albay Suud El-Atvan düzenlediği basın toplantısında, saldırıların doğrudan Ulusal Muhafızlara ait hayati tesisleri hedef aldığını teyit etti. El-Atvan, saldırılar sonucunda personelden yaralananlar olduğunu ve tesislerde büyük çaplı maddi hasar meydana geldiğini belirtti. Yaralıların durumunun ise stabil olduğu bilgisi paylaşıldı.Bakanlık Sözcüsü, son 24 saat içerisinde ülke hava sahası içerisinde 7 adet düşman İHA’sının tespit edildiğini ve söz konusu araçlara onaylı askeri prosedürler çerçevesinde müdahale edildiğini aktardı.Kuveyt Savunma Bakanlığı dün yaptığı açıklamada da hava savunma sistemlerinin, ülke semalarına sızarak hayati tesisleri hedef alan düşman İHA saldırılarını engellediğini duyurmuştu. (SANA)
Smotrich, İsrail’in Suriye, Lübnan ve Gazze’deki genişleme niyetinden bahsetti
Aşırı sağcı İsrail Maliye Bakanı ve yerleşim yetkilisi Bezalel Smotrich, İsrail’in sınırlarını Gazze Şeridi, Lübnan ve Suriye’ye doğru genişletmeyi planladığını açıkladı.
Perşembe günü yeni bir yerleşimin açılışında konuşan Smotrich, “Her zaman askeri kısımdan ve ardından siyasi kısımdan bahsediyoruz ve bizi eleştirenler, siyasi bir bileşen olmadan sadece askeri kazanımlar olduğunu söylüyorlar” dedi.
Şunları da ekledi: “Sınırlarımızı genişletmek için Gazze’de siyasi bir bileşen olacak, Lübnan’a Litani Nehri’ne kadar savunulabilir sınırlarda uzanacak başka bir bileşen ve Suriye’ye, Beit Şean Dağı’nın zirvesinde ve en azından bir güvenlik bölgesinde sona erecek üçüncü bir bileşen olacak.”
Şunları söyledi: “Komşularımızda saygın kabul edilen şey budur ve güvenliği güçlendirmek için buna ihtiyacımız var.”
Kanal 12’ye göre, Batı Şeria hakkında şunları söyledi: “Batı Şeria’da, Filistin devleti kurma fikrini tamamen ortadan kaldıracak son diplomatik aşamadayız.”
Şunları da ekledi: “Devlet, askeri güç ve siyasi iradenin yanı sıra inanç ve vatan sevgisine dayanmaktadır. Cesaret, irade, inanç ve vatan sevgisine dayalı siyasi ve askeri bir yönü vardır.” (Middle East Monitor)
İran heyeti, İslamabad’da Genelkurmay Başkanı ve Dışişleri Bakanı İshak Dar ve Genelkurmay Başkanı Mareşal Asim Munir tarafından karşılandı: Dışişleri Bakanlığı
Dışişleri Bakanlığı (FO), yarın ABD ile yapılacak ateşkes görüşmeleri öncesinde İran heyetinin gelişini duyurdu.
Açıklamaya göre, İran Parlamentosu Başkanı Mohammad Bagher Ghalibaf başkanlığındaki heyet, varışlarında Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı İshak Dar, Genelkurmay Başkanı ve Ordu Komutanı Mareşal Asim Munir, Ulusal Meclis Başkanı Sardar Ayaz Sadiq ve İçişleri Bakanı Mohsin Naqvi tarafından karşılandı.
Dışişleri Bakanlığı, “Başbakan Yardımcısı/Dışişleri Bakanı, tarafların yapıcı bir şekilde görüşmelerde bulunacakları umudunu dile getirdi ve Pakistan’ın, çatışmaya kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm bulunması yolunda taraflara yardımcı olmaya devam etme arzusunu yineledi” dedi. (Dawn)
Konut fiyatları yükseliyor, sonu görünmüyor
Piyasa verilerine göre, Yunanistan’ın konut piyasası yılın ilk çeyreğinde hem emlak fiyatlarında hem de kira oranlarında güçlü artışlar göstermeye devam etti ve yavaşlama belirtisi görülmedi.
Ülke genelinde satış fiyatları yıllık bazda %7,9 arttı, ancak daha önce daha uygun fiyatlı olarak kabul edilen bölgelerde artışlar %20 ile %30 arasında gerçekleşti. Ortalama kiralar %4,9 artarken, Attika’nın Perama ve Menidi gibi bölgelerinde artışlar %20’ye yaklaştı.
Başkentte, satış fiyatları ilk çeyrekte %36,4’e kadar yükseldi ve Ymittos en keskin artışı kaydetti. Drosia, Tavros, Dafni ve Agia Varvara dahil olmak üzere diğer bölgelerde de artışlar %20’yi aştı.
Ülke genelinde fiyat artışı ortalama %7,9 olurken, kira artışları %4,2 olarak gerçekleşti. Selanik, hem satış fiyatlarında %9,7 hem de kiralarda %6,6’lık artışla Attika’yı geride bıraktı.
Kira baskısı, daha uygun fiyatlı Atina banliyölerinde en güçlü şekilde hissedildi ve düşük maliyetli konut seçeneklerini sınırladı. Ymittos’ta kiralar %22,4 artarken, Perama’da %20,2’lik bir artış görüldü. Acharnes ve Haidari’de de önemli artışlar kaydedildi.
Spitogatos emlak web sitesine göre, “veriler, özellikle büyük şehir merkezlerinde konut talebinin sürekli güçlendiğini doğruluyor”, satış fiyatlarındaki daha güçlü büyüme ise “kiracılar için uygun fiyatlılığı daha da zorlayabilecek artan yatırım faaliyetine işaret ediyor.”
Konut kredisi verileri, borçluların gayrimenkul değerlerine göre daha büyük krediler aldığını ve bunun da artan fiyatları yansıttığını gösterdi. Kredi-değer oranları, düşük kredi dilimlerinde önemli ölçüde artarken, çoğu borçlu talep edilen fonların tamamını güvence altına aldı.
Selanik’te, hem satış hem de kiralama piyasalarında sürekli ivme gösteren birçok bölgede güçlü bir büyüme kaydedildi.
En yüksek fiyatlar Kalamaria ve şehir merkezi gibi bölgelerde kaydedilirken, kiralar önemli bölgelerin genelinde yüksek seviyelerde kaldı; bu da kentsel Yunanistan genelinde hane halkları için konut maliyetleri üzerindeki sürekli yukarı yönlü baskıyı vurguluyor. (eKathimerini)
İran’daki savaş enflasyonu yükseltirken, Amerikalı tüketicilerin moralini bozdu.
Altı on yıldan beri görülen en büyük aylık benzin fiyat artışı, geçen ay enflasyonda keskin bir yükselişe neden olarak, Federal Rezerv’deki enflasyonla mücadele edenler için büyük zorluklar yarattı ve Beyaz Saray için zaten önemli olan siyasi engelleri daha da artırdı.
Çalışma Bakanlığı Cuma günü yaptığı açıklamada, tüketici fiyatlarının Mart ayında bir önceki yıla göre %3,3 arttığını, Şubat ayındaki %2,4’lük artışa kıyasla keskin bir yükseliş gösterdiğini ve Mayıs 2024’ten bu yana en büyük yıllık artış olduğunu belirtti. Aylık bazda ise fiyatlar Mart ayında Şubat ayına göre %0,9 arttı; bu da yaklaşık dört yıldır görülen en büyük artış oldu.
Bu, İran savaşının etkilerini yansıtan ilk enflasyon verisi. Benzin fiyatlarındaki artış, düşük ve orta gelirli hanelerin gelirlerini aşındırarak, gıda ve kira gibi diğer temel ihtiyaçları karşılamayı zorlaştıracak ve bütçelerini zorlayacaktır.
Dalgalanan gıda ve enerji hariç tutulduğunda, çekirdek fiyatlar Mart ayında bir önceki yıla göre %2,6 arttı; bu oran Şubat ayındaki %2,5’lik artıştan daha yüksek. Geçtiğimiz ay çekirdek fiyatlar mütevazı bir şekilde %0,2 arttı; bu da yükselen doğalgaz fiyatlarının henüz diğer birçok kategoriye yayılmadığını gösteriyor.
Şu an için en büyük soru, petrol ve doğalgaz fiyat şokunun ne kadar süreceği ve Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden sonra 2022 baharında yaşananlara benzer şekilde daha geniş, uzun süreli bir enflasyon artışına yol açıp açmayacağıdır. Şimdilik ekonomistler, ABD’nin birkaç yıl önce enflasyonun %9’u aştığı zamanki gibi yaygın bir artış görmesinin olası olmadığını söylüyor.
Yine de, savaşın ve enflasyon üzerindeki etkisinin önümüzdeki aylarda nasıl gelişeceği oldukça belirsizliğini koruyor. Kırılgan bir ateşkese rağmen, genellikle her gün milyonlarca varil petrolün geçtiği bir darboğaz olan Hürmüz Boğazı’nda çok az şey değişti.
Petrol ve doğalgaza bağımlı sektörler, özellikle de havayolları, daha fazla ödeme yapıyor ve bu yüksek maliyetleri yolculara yansıtıyor. Bilet fiyatları sadece geçen ay %2,7 arttı ve bir yıl öncesine göre %14,9 daha yüksek. UPS ve FedEx dahil olmak üzere birçok kargo şirketi, işletmeler ve haneler için nakliye maliyetlerini artıran yakıt ek ücretlerini zaten duyurdu.
Geçen ay market fiyatları %0,2 düştü ve bir yıl öncesine göre sadece %1,9 arttı; ancak ekonomistler, dizel yakıt fiyatlarındaki artışla birlikte önümüzdeki aylarda fiyatların daha da yükseleceğine inanıyor. Gıdaların çoğu kamyonlarla taşınıyor.
Gıda endüstrisi derneği FMI’nin başkan yardımcısı Andy Harig, daha pahalı yakıtın “gıda tedarik zinciri genelinde artan üretim maliyetlerine katkıda bulunduğunu ve ilerleyen dönemde market fiyatları üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabileceğini” söyledi. “Enerji fiyatları arttıkça, gıda üretimi ve teslimatıyla ilgili maliyetler de artıyor.” (AP)
Rusya’nın en büyük otomobil üreticileri KamAZ ve AvtoVAZ, derinleşen bir krizle karşı karşıya.
KamAZ, artan zararlar ve düşen talep nedeniyle 2026 itibarıyla yeniden 4 günlük çalışma sistemine geçerken, ağır kamyon satışları yılın ilk aylarında yaklaşık %40 geriledi. Yüksek faiz oranları krediye erişimi zorlaştırırken, Çinli üreticilerin artan rekabeti pazarı daraltıyor.
AvtoVAZ cephesinde ise üretim modernizasyonu gerekçesiyle çalışanlar izne çıkarılıyor ancak asıl sorunun düşük talep ve stok fazlası olduğu belirtiliyor. Lada satışları, pazardaki genel büyümeye rağmen %17’den fazla düşerek dikkat çekiyor.
Genel tabloya bakıldığında; yüksek faizler, azalan talep, Çinli markaların yükselişi ve devlet desteklerinin zayıflaması Rus otomotiv sektöründe krizin daha da derinleşeceğine işaret ediyor.
(Ukrinform)
Hazırlayan: Emre SOLAK (Ajans Cyprus – Ankara)


