Sendikalar, demokratik kitle örgütleri, basın meslek kuruluşları ve siyasi partiler, Ceza Muhakemeleri Usulü Yasası’nda yer alan “23B” maddesine karşı ortak açıklama yayımlayarak hükümete düzenlemeyi geri çekme çağrısında bulundu. Açıklamada, söz konusu düzenlemenin basın özgürlüğü, ifade özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı açısından ciddi riskler taşıdığı vurgulandı.
“Ceza Yasalarına Karşı Dayanışmayı Büyüteceğiz” başlığıyla yayımlanan ortak açıklamada, düzenlemenin yarın yeniden komitede ele alınacağı belirtilirken, toplumun örgütlü yapılarının görüşlerinin dikkate alınmamasına tepki gösterildi. Açıklamada, hükümet ile Meclis çoğunluğunun kamuoyunda tartışma yaratan düzenlemeyi, yükselen itirazlara rağmen ilerletmeye çalıştığı ifade edildi.
Açıklamada, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkını doğrudan ilgilendiren böylesine önemli bir konuda katılımcı bir süreç işletilmemesinin demokratik katılım ilkesine aykırı olduğu kaydedildi. Cumhurbaşkanı tarafından yeniden değerlendirilmek üzere Meclis’e gönderilen düzenlemeyle ilgili süreçte, basın emekçileri ve basın örgütlerinin komite çalışmalarına yeniden davet edilmemesi ise “kabul edilemez” olarak nitelendirildi.
Ortak açıklamada, düzenlemenin yalnızca teknik bir hukuk değişikliği olmadığına dikkat çekilerek, haber alma hakkı, eleştirel düşünce ve kamusal denetim mekanizmaları üzerinde ciddi etkiler yaratabileceği ifade edildi. Gazetecilik faaliyetlerinin cezai baskı tehdidi altına girmesinin araştırmacı gazeteciliği ve eleştirel yayıncılığı zayıflatacağı belirtilirken, gazetecilerin soruşturma ve ceza tehdidiyle karşı karşıya kalmasının oto sansürü yaygınlaştıracağı vurgulandı.
Basın üzerinde oluşacak baskının yalnızca gazetecileri değil, toplumun tamamını etkileyeceği belirtilen açıklamada, halkın gerçeklere ulaşma hakkının zayıflamasının yolsuzluk, usulsüzlük ve kamu yararına aykırı uygulamaların görünmez hale gelmesine neden olabileceği kaydedildi. “Demokratik toplumlarda basın, kamunun gözü ve kulağıdır” ifadelerine yer verilen açıklamada, basının baskı altına alınmasının demokratik denetim mekanizmalarını da zayıflatacağı belirtildi.
Düzenlemenin muğlak ve geniş yorumlara açık ifadeler içerdiğine dikkat çekilen açıklamada, bunun hukuk güvenliği açısından ciddi sakıncalar yaratacağı savunuldu. Yasaların belirsiz hale getirilmesinin yalnızca gazetecileri değil; sosyal medya kullanıcılarını, aktivistleri, sendikacıları ve ifade özgürlüğünü kullanan tüm yurttaşları baskı altında bırakabileceği ifade edildi.
Ortak açıklamada ayrıca, hükümetin eleştirileri dikkate almak yerine yalnızca şeklen bir “yeniden değerlendirme” süreci yürüttüğü yönündeki eleştirilerin arttığı belirtilerek, sürecin şeffaf, katılımcı ve çoğulcu bir anlayışla yürütülmesi gerektiği vurgulandı. Açıklamada, “23B” maddesinin geri çekilmesi çağrısı yinelenirken, basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğünü savunmaya devam edecekleri mesajı verildi.


