Ulusal Birlik Partisi (UBP) Lefke Milletvekili aday adayı Ediz Tunçel, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı açıklamada, yaklaşan seçimin yalnızca siyasi partilerin yarışından ibaret olmadığını belirterek, Kıbrıs Türk halkının geleceği açısından tarihi bir dönemece girildiğini savundu. Tunçel, UBP’nin neden desteklenmesi gerektiğine ilişkin görüşlerini beş temel başlık altında ortaya koydu.
Ulusal Birlik Partisi (UBP) Lefke Milletvekili aday adayı Ediz Tunçel, sosyal medya hesabından yaptığı ve siyasi değerlendirmeler içeren paylaşımında, Kıbrıs Türk halkının geleceği, milli güvenlik, Türkiye ile ilişkiler, siyasi partilerin sorumlulukları ve toplumsal birlik konularına dikkat çekti.
Son 50 yılın devlet ve toplum açısından en kritik dönemlerinden birine yaklaşıldığını ileri süren Tunçel, seçimlerin yalnızca siyasi partilerin ve görüşlerin değil, devletin ve Kıbrıs Türk halkının geleceğinin de tartışılacağı bir süreç olduğunu ifade etti.
Tunçel’in açıklamasında özellikle milli güvenlik konusundaki değerlendirmeleri, iki egemen ve eşit devlet politikası, siyasi partilere yönelik eleştirileri ve UBP’nin tarihsel misyonuna ilişkin görüşleri öne çıktı.
“Kıbrıs Türkü Büyük Bir Güvenlik Tehdidiyle Karşı Karşıya”
Açıklamasının ilk bölümünü milli güvenlik konusuna ayıran Ediz Tunçel, Kıbrıs Türk halkının son 50 yılın en ciddi güvenlik ve savaş tehditlerinden biriyle karşı karşıya bulunduğunu iddia etti.
Geçmişte yaşanan acıların hâlâ hafızalarda olduğunu vurgulayan Tunçel, 52 yıl önce hayatını kaybeden çocukların ancak bugün mezara kavuşturulabildiğini hatırlatarak, bölgede devam ettiğini belirttiği askeri yığınaklara ve Türk toplumuna yönelik tehdit içerikli söylemlere dikkat çekti.
Tunçel, bu gelişmeler karşısında UBP’nin açık ve kararlı bir siyasi duruş ortaya koyduğunu savundu.
UBP’nin Kıbrıs sorununa ilişkin politikasının iki eşit ve egemen devlet temelinde şekillendiğini belirten Tunçel, geçmişte yaşanan acıların gelecek nesillere aktarılmaması gerektiğini ifade etti.
Türkiye ile KKTC arasındaki tarihi, milli ve güvenlik bağlarının tartışma konusu yapılamayacağını savunan Tunçel, bu konudaki siyasi iradenin UBP tarafından temsil edildiği görüşünü dile getirdi.
“UBP Hatalarından Ders Çıkarabilen Bir Partidir”
Ediz Tunçel, açıklamasının ikinci bölümünde siyasi partilerin geçmiş uygulamalarına ve özeleştiri anlayışlarına değindi.
UBP’nin kendi hatalarını kabul edebilen, bunlardan ders çıkarabilen ve siyasi kimliğini koruyarak değişen koşullara uyum sağlayabilen bir parti olduğunu savundu.
Diğer siyasi yapıların ise kendi hatalarının sorumluluğunu üstlenmek yerine farklı gerekçeler ve sorumlular aradığını ileri süren Tunçel, siyasi sorumluluk anlayışının önemine işaret etti.
Tunçel’e göre bir siyasi partinin güvenilirliği yalnızca başarılarıyla değil, yanlışları karşısında sergilediği tutumla da değerlendirilmeli.
Muhalefet Partilerine Eleştiri: “Söylemlerle Eylemler Birbirini Tutmuyor”
Açıklamasında muhalefet partilerine yönelik eleştirilerde de bulunan Tunçel, bazı siyasi yapıların muhalefette dile getirdikleri görüşlerle iktidara geldiklerinde uyguladıkları politikalar arasında ciddi farklılıklar bulunduğunu iddia etti.
UBP’nin ise muhalefette ve iktidarda temel siyasi çizgisini koruduğunu öne süren Tunçel, partisinin enerjisini rakiplerini eleştirmekten çok kendi çalışmalarına yönlendirdiğini savundu.
Siyasette popülizm, gerçekçi olmayan vaatler ve kişisel suçlamaların toplumsal güveni zedelediğini belirten Tunçel, siyasi söylemlerin somut icraatlarla desteklenmesi gerektiği mesajını verdi.
“UBP Toplumun Her Kesiminin Görüşüne Açıktır”
Ediz Tunçel, açıklamasının dördüncü bölümünde UBP’nin farklı görüşlere yaklaşımını değerlendirdi.
Partisinin kendisine yöneltilen eleştirileri, eleştiriyi yapan kişinin siyasi kimliğine bakmaksızın dikkate alabildiğini savunan Tunçel, kamusal yarar taşıyan önerilerin değerlendirilmesinin siyasi sorumluluğun bir gereği olduğunu ifade etti.
UBP’nin toplumun farklı kesimleriyle fikir alışverişine açık olduğunu belirten Tunçel, bu yaklaşımın yalnızca söylemde değil, uygulamada da karşılık bulduğunu ileri sürdü.
“UBP Bir Zümrenin Değil, Kıbrıs Türk Halkının Milli Birlik Partisi Olarak Kuruldu”
Tunçel’in açıklamasında öne çıkan bir diğer konu ise Ulusal Birlik Partisi’nin kuruluş amacı ve siyasi kimliği oldu.
UBP’nin belirli bir kesimin kişisel çıkarlarına hizmet etmek amacıyla değil, Kıbrıs Türk toplumunun milli birliğini sağlamak için kurulduğunu belirten Tunçel, partisinin bugün de bu tarihsel misyonunu sürdürdüğünü savundu.
Diğer siyasi yapıların zaman içerisinde kuruluş hedeflerinden uzaklaştığını ileri süren Tunçel, bazı partilerin belirli grupların çıkarlarını önceleyen yapılara dönüştüğü eleştirisinde bulundu.
Bu durumun milli birlik anlayışına zarar verdiğini iddia eden Tunçel, Kıbrıs Türk halkının ortak haklarının savunulmasında siyasi ve toplumsal bütünlüğün önem taşıdığını vurguladı.
“Bir Ulus Karanlıkta Kaldığında Işığını Kendi İçinde Yaratır”
Paylaşımının son bölümünde tarihsel bir değerlendirmeye yer veren Ediz Tunçel, Kıbrıs Türk halkının geçmişte verdiği mücadeleye ve önceki nesillerin ortaya koyduğu iradeye dikkat çekti.
Tunçel, şu ifadeleri kullandı:
“Bir ulus karanlıkta kaldığında, yolunu aydınlatacak ışığı da ancak kendi içinde yaratır.”
Bu ışığın geçmiş nesiller tarafından yaratıldığını belirten Tunçel, devletin, toplumun ve çocukların geleceği için söz konusu mirasın güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Tunçel: “Tarih Bizi Haklı Çıkardı, Yine Haklı Çıkaracaktır”
Ediz Tunçel, açıklamasını UBP çatısı altında siyasi birlik çağrısıyla tamamladı.
Yaklaşan seçimlerin tarihi bir sorumluluk taşıdığını savunan Tunçel, devletin varlığının korunması ve toplumsal bütünlüğün güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Tunçel, paylaşımını şu sözlerle noktaladı:
“Tarih bizi haklı çıkardı, yine haklı çıkaracaktır…”
Tunçel’in açıklaması, yaklaşan seçimler öncesinde UBP’nin siyasi çizgisi, Kıbrıs sorunu, milli güvenlik ve siyasi partilerin sorumlulukları konusundaki görüşlerini ortaya koyarken, diğer siyasi yapılara yönelik eleştirileriyle de dikkat çekti.


