Meclis’ten geçirilen Ceza Muhakemeleri Usulü Yasa değişikliği, basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı açısından kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Yeni düzenlemenin gazeteciler üzerinde baskı oluşturabileceği yönündeki tartışmalar sürerken, özellikle kamuoyunu ilgilendiren davaların haberleştirilmesine ilişkin maddeler eleştirilerin odağı oldu.
Yasa değişikliğiyle birlikte, kamuoyunu ilgilendiren soruşturma ve davalarda açık isim veya fotoğraf kullanılmasının gazeteciler açısından hapis ve para cezası tehdidine dönüşeceği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.
“Toplumun Gerçeklere Erişimi Engellenebilir”
Düzenlemeye yönelik eleştirilerde, söz konusu uygulamanın yalnızca gazetecileri değil, toplumun bilgiye erişim hakkını da doğrudan etkileyebileceği ifade edildi.
Açıklamada, basının demokratik toplumların temel unsurlarından biri olduğu vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:
“Yeni düzenleme ile birlikte, kamuoyunu ilgilendiren davalarda açık isim veya fotoğraf kullanılması gazeteciler için hapis ve para cezası tehdidine dönüşmüştür. Bu tehdit, pratikte gazeteciliğin baskı altına alınması ve toplumun gerçeklere erişiminin engellenmesi anlamına gelmektedir.”
“Masumiyet Karinesi Önemlidir Ancak Kamu Yararı da Gözetilmeli”
Açıklamada, masumiyet karinesinin hukuk devletinin temel ilkelerinden biri olduğu kabul edilirken, kamu adına görev yapan kişilerin yargı süreçlerinin haberleştirilmesinin de demokratik toplumlarda kamu yararı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
“Yolsuzluk, usulsüzlük, rüşvet ve kamuoyunu ilgilendiren olayların haber yapılması suç değil, gazeteciliğin temel sorumluluğudur” denilen açıklamada, düzenlemenin yanlış uygulanması halinde suçu işleyeni değil, suçu ortaya çıkaranı cezalandırma riskini taşıdığı ifade edildi.
“Gazetecilik Suç Değildir”
Basın özgürlüğünün demokratik toplumların temel taşlarından biri olduğuna dikkat çekilen açıklamada, şu mesajlar öne çıktı:
“Bugün yaratılmak istenen düzen, suç işleyeni değil, suçu ortaya çıkaranı cezalandırma riski de taşımaktadır. Basın özgürlüğünün olmadığı yerde şeffaflık da, hesap verebilirlik de, demokrasi de zayıflar.”
Açıklama, “Gazetecilik suç değildir. Gerçekler susturulamaz. Toplum tehditle baskı altına alınamaz” ifadeleriyle sona erdi.


