CTP Grup Başkan Vekili Erkut Şahali, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada hükümete sert eleştiriler yöneltti. Meclis Başkanı Ziya Öztürkler hakkında mahkemede dile getirilen iddiaların “makul şüphe” oluşturduğunu söyleyen Şahali, Öztürkler’in görevden çekilme sorumluluğu bulunduğunu vurguladı.
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Grup Başkan Vekili Erkut Şahali, Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada hükümeti eleştirerek, Meclis Başkanı Ziya Öztürkler’in görevde kalmasının Meclis’in itibarını ve halk iradesinin temsilini zedelediğini savundu.
Şahali, UBP eski Girne Kadın Kolları Başkanı Fatma Ünal’ın yargılandığı davaya dikkat çekerek, geçersiz diploma skandalının yalnızca bireyleri değil, tüm yükseköğrenim sistemini ve ülkenin uluslararası itibarını töhmet altında bıraktığını söyledi.
“Bu iddia sıradan bir iftira değildir”
Mahkeme sırasında Meclis Başkanı Ziya Öztürkler hakkında ortaya atılan iddiaya işaret eden Şahali, bu iddianın ilk kez Meclis kürsüsünde gündeme geldiğini ve Öztürkler’in salona gelerek kısa bir açıklama yaptığını hatırlattı.
Öztürkler’in, “İddialar geçersizdir, ispatlanırsa hem dokunulmazlığımın kaldırılmasına hem de yargılanmamın önünün açılmasına ön ayak olacak ilk kişi ben olurum” sözlerini anımsatan Şahali, bu açıklamanın yargıç huzurunda yeminli ifade veren bir tanığın beyanı karşısında yeterli olmadığını söyledi.
Tanığın benzer bir dosyadan yargılanarak 15 yıl mahkûmiyet aldığını vurgulayan Şahali, bu durumun iddiayı basında yer alan sıradan bir söylemden ayırdığını kaydetti.
“Halkın iradesi gölge altında kalıyor”
Şahali, Öztürkler’in mahkemede görüşülen davayla ilgili sonucu etkileyebilecek bir konumda olduğuna dair iddianın görmezden gelinemeyeceğini belirterek, böyle bir iddia varken Meclis oturumlarına başkanlık etmesinin sakıncalı olduğunu ifade etti.
Öztürkler’in iddiayı kesin bir dille reddettiğini ancak bu iddia karşısında polise herhangi bir şikâyette bulunup bulunmadığının kamuoyuna açıklanmadığını söyleyen Şahali, Meclis Başkanı’nın gerekli girişimleri yapma yükümlülüğü bulunduğunu vurguladı.
“Yapılması gereken, Meclis’i temsil sorumluluğu bulunan Öztürkler’in Meclis’i özgür kılmasıdır” diyen Şahali, halk iradesinin temsilinin böylesi tartışmalar altında gölgelenemeyeceğini ifade etti.
“Meclis’i yöneten kişi şüphelerden ari olmalı”
Masumiyet karinesine saygı duyduklarını dile getiren Şahali, Başsavcılık makamının tanığı konumundaki bir kişinin Öztürkler hakkında verdiği beyanın kendileri açısından “makul şüphe” oluşturduğunu söyledi.
“Bu nedenle Ziya Öztürkler’in bulunduğu görevden çekilme sorumluluğu vardır. Bunun kaçarı yoktur” diyen Şahali, Meclis Başkanlığı makamının sıradan bir görev olmadığını, taşıdığı sıfatın son derece ciddi olduğunu kaydetti.
Şahali, hükümetin yetersizliğini anlatmak üzere söz aldığını ancak ülkede konuşulması gereken yakıcı sorunların dahi Meclis’te sağlıklı biçimde ele alınamadığını belirtti. Meclis oturumunu yöneten kişinin her türlü şüpheden arınmış olması gerektiğini yineledi.
“Esas olan hukuk devleti sorumluluğudur”
Tartışmaların kişiselleştirilmemesi gerektiğini vurgulayan Şahali, meselenin kişilerden ziyade hukuk devleti ilkeleri ve kurumların itibarıyla ilgili olduğunu söyledi.
Akademik ya da siyasi hayatla ilgili şaibeli iddialar söz konusuysa, mağduriyet iddiasında bulunan kişinin avukatlar aracılığıyla zaman kaybetmek yerine doğrudan polise başvurması gerektiğini ifade eden Şahali, “Bu mesele sizi kamuoyunda çiğnedi” sözleriyle eleştirisini sürdürdü.
Davaya ilişkin tanığın Başsavcılık makamının davetiyle ifade verdiğini hatırlatan Şahali, konuşmasının odağının “hukuk devletini yöneten kişilerin sicilinin ari olması” olduğunu vurguladı.
Kaynak : Ajans Cyprus


