Psikolog Tuğçe Denizgil Evre: Kanser ve Psikolojisi

0

Çağımızın en sık rastalanan hastalığı olan kanser , sadece bu tanıyı alan kişiyi değil, aynı zamanda bu kişilerin yakınlarını da fizyolojik, psikolojik ve sosyal açıdan oldukça etkileyebilen karmaşık bir süreçtir.

Kanser hastaları tanı, tedavi ve hastalığın ileri evrelerinde çeşitli ruhsal ve davranışsal tepkiler gösterebilirler. Bu tepkilerin bir kısmı normal hatta hastalık ve hastalık sürecinin uyumuna yöneliktir.

Bu tür tepkiler bu hastalık sürecinde beklediğimiz “normal” tepkilerdir. Ancak bozuk ve uyumu bozan tepkiler söz konusu olduğunda bu grup hastalara psikolojik ve psikososyal destek tedavileri altında genellikle psikolojik/psikiyatrik değerlendirme ve tedavi hizmeti verilmelidir.

Kanser tanısı sonrası kişilerde bir takım psikolojik tepkiler ortaya çıkabilmektedir. Kişiden kişiye değişiklik gösterse de kanser tanısı sonrası hastada ortaya çıkabilecek tepkiler şunlardır; şok geçirme ve inanmama (inkar), kızgınlık veya isyan (Neden ben?, Neden benim çocuğum? gibi), yok olma tehdidi, kayıp algısı, ayrılık ve ölüm düşünceleri, yaşanılan yeni gerçekliğin yarattığı kaygı, panik ve çaresizlik duygularıdır.

Ayrıca, kanser hastalarında psikososyal zorlanmalardan da bahsedebiliriz.

Bu süreçte olumsuz duyguların gün yüzüne çıkması kaçınılmazdır. Geleceğe yönelik belirsizlik ve endişeler, hastalığın tekrarlayacağı endişesi, ayrılık endişesi, temel işlevlerini kaybetme endişesi, vücut organ ve bölümlerinin hasar görme endişesi, görünümünde değişme ve kötüleşme, sevgi, ilgi ve desteği kaybetme korkusu, kendini eksik hissetme, tedavi ve yan etkileri sebebiyle işten ve sosyal çevreden uzaklaşma, gelişebilecek psikolojik sorunlar, sosyal desteğin yetersiz olması ve ölüm korkusudur.

Kanser hastalarında ortaya çıkan psikiyatrik bozukluklara ilişkin araştırmalar depresyon, anksiyete bozukluğu, majör depresyon, organik beyin sendromu ve kişilik bozukluklarının kanser hastalarında en sık görülen psikiyatrik bozukluklar olduğunu gösteriyor.

Kişi kanser tanısına bilinçdışı olarak depresyon veya anksiyete bozukluğu belirtileri ile tepki gösterebileceği gibi daha ilkel savunma düzenekleri geliştirerek de tepki verebilir.

Kişinin yaşam tehdidi oluşturan durumlarla karşılaşması, bebeklikteki erken dönem arkaik yok olma korkularını tetikleyerek yıkıcı ruhsal sonuçlar doğurabilir ve bazı kişilik bozuklukları, psikotik özellik gösteren tablolar görülebilir. Bütün bunlar gözönüne alındığında psikolojik destek, kanser tedavisinin ayrılmaz bir parçasıdır.

Bu süreçte psikolojimizi yani ruhsal sağlık halimizi iyi tutabilmek tedavinin seyri açısından çok kıymetlidir. Öncelikle kanser tanısı aldığınız için kendinizi, yaşamınızdaki kişileri ve yaşanılan travmatik olayları suçlamamaya çalışın, yaşam kalitenizi korumaya özen gösterin, istek ve ihtiyaçlarınızı dile getirin, günlük haytınızın rollerinden uzaklaşmamaya çalışın, bedeninizi sevin ve güçlü yanlarınıza odaklanının, hayatınızdaki öncelikleri belirleyin ve umudunuzu kaybetmeden, tedavi süreciniz ile ilgili tüm aklınızdaki soruları hekiminizle paylaşmaktan çekinmeyin ve bu süreçle baş edemiyorsanız mutlaka psikolojik destek alın.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz