Macron, G7 ülke ve hükümet liderlerinin katılımıyla düzenlenen Orta Doğu’daki çatışmaların ekonomik sonuçlarına ilişkin video konferansın açılışında konuştu.
“Nükleer ve balistik programını sonlandırması için İran’a karşı başlatılan operasyonlarda” 11. güne girildiğini hatırlatan Macron, “Hepimiz aynı küresel ekonomik sonuçlarla karşı karşıyayız.” dedi.
Macron, konferansta 3 ana noktaya odaklanacaklarını dile getirerek, ilk olarak devam eden saldırılar ve sahadaki son durumu ve atılacak adımları görüşeceklerini söyledi.
İkinci olarak Hürmüz Boğazı’nda, Kızıl Deniz’de ve Babülmendep Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğünün yeniden güvence altına alınması konusunda koordinasyonu ele alacaklarını aktaran Macron, üçüncü sırada ise ekonomik işbirliğinin masaya yatırılacağını dile getirdi.
Uluslararası Enerji Ajansının (IEA), Hürmüz Boğazı’ndan aşağı yukarı 20 günde ihraç edilen petrole denk olan 400 milyon varil petrolün piyasaya sürülmesi konusunda uzlaştığını ifade eden Macron, petrol ve doğal gaz piyasalarında daha çok dalgalanma yaratabilecek olası ihracat kısıtlamalarının önlenmesi için de üçüncü taraflarla işbirliği yapmanın önemli olduğunu vurguladı.
IEA Başkanı Fatih Birol, 400 milyon varil petrolün piyasaya sürüleceğini açıklamıştı. Birol, enerji güvenliğine yönelik büyük aksaklıklar olduğunda IEA’nın petrol piyasalarına ilişkin daha önce 5 kez koordineli şekilde eyleme geçme kararları aldığını hatırlatarak şunları kaydetmişti:
“Bu kapsamda, IEA üye ülkeleriyle yaptığımız görüşmeler kapsamında, IEA ülkelerinin oy birliğiyle kurum tarihindeki en büyük miktarda acil durum petrol stokunu piyasaya sürme konusunda anlaşmaya vardığını açıklayabilirim. IEA ülkeleri, Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanmasıyla kaybedilen arzı telafi etmek için 400 milyon varil petrolü piyasaya sunacak. Bu, piyasalardaki aksaklıkların acil etkilerini hafifletmeyi amaçlayan önemli bir önlemdir. Ancak açıkça belirtmem gerekir ki petrol ve gaz akışının istikrarlı hale gelmesi için en önemli gelişme, Hürmüz Boğazı üzerinden transit geçişin yeniden başlamasıdır. IEA, piyasalardaki durumu aktif olarak izlemeye devam edecek ve gerekirse üye ülkelerimize daha fazla öneride bulunacaktır.”


