Gölge Adam soruyor: Özersay Gözünü Cumhurbaşkanlığı’na mı Dikti?

0

Bir süredir yazmadım.

Bekledim.

Monoton gündemin içerisine girdiği sarmaldan kurtulması lazımdı.

Oldu.

Önce hükümet güven oyu aldı.

Ardından ana muhalefet sokağa indi.

En son olarak da yavru muhalefet sine-i millet kararı aldı.

Hükümetin güven oyu sürpriz değil.

UBP iç dinamikleri gün gibi ortada.

CTP’nin sokağa inmesi de sıra dışı değil.

Yapabildikleri tek şey zaten bu.

Ama Halkın Partisi’nde durum farklı.

Bambaşka şeyler oluyor.

Sine-i millet sözünü ilk eden HP Genel Başkanı Özersay olmuştu.

Diğer iki yol arkadaşından, Ayşegül Baybars ve Jale Refik Rogers’tan destek bulmamıştı.

CTP de ilk turda kısık sesle, ardından daha yüksek bir perdeden “olmaz öyle şey” demişlerdi.

Tam da “bu sayfa kapandı” derken yeniden açıldı.

Sine-i millet meselesi yeniden gündem oldu.

Tam da bir bayram gününde.

Hükümetin güvenoyu almasının ardından, kamunun tatil yaptığı bir günde HP Parti Meclisi toplanıp sine-i millet kararı aldı.

Uzun da bir gerekçe açıkladılar.

İsim vermeden Türkiye, daha doğrusu AK Parti iktidarı suçlandı.

İlişki şeklinin yeniden kurgulanması gerektiği söylendi.

Açıklama da CTP de unutulmadı.

ÖRP hatırlatıldı ve CTP’ye “zamanında siz de dahil olmuştunuz” denildi.

Ama bunlar olurken, Özersay’ın yol arkadaşları Baybars ile Rogers’ın PM kararına uymayacakları ve milletvekilliğinden istifa etmeyecekleri haberleri ulaştı.

Eğer bu olursa her ikisi de parti kararına uymadıkları için HP’den atılırlar.

Yollarına bağımsız devam ederler.

Özersay da partide kendi yoluna girer.

Zaten işin odak noktası da budur.

Kudret Özersay son seçimde alınan kötü sonucun ardından belli ki siyasi hedefini yine Cumhurbaşkanı olmaya çevirdi.

Zaten en başından da hedefi buydu.

Özel temsilci iken aday olmak için bu görevden ayrılmış, ayrılmak zorunda kalmıştı.

Sonraki seçimde de yine adaylık için dörtlü koalisyonu bozan isim olmuştu.

Ardından, adaylık yolunda yaşanan “Maraş” açılımı bahanesiyle UBP ile de hükümet bağlarını koparmıştı.

Açık konuşmak lazım.

Halkın Partisi bugüne kadar Kudret Özersay’ın hedefleri doğrultusunda hareket etmiştir.

Yine öyle oluyor.

İç siyasette küme düşünce gözünü bu kez ilk aşkına çevirmiştir.

Anlaşılan odur ki, içte yaşanan bazı tepkilerin sağ cenahtaki kısmına önderlik etmek istemektedir.

Son yaşanan siyasi gelişmelerden sağ kesimdeki seçmenin bir bölümü de çok memnun değildir.

Bu memnuniyetsizlik boşta kalmayacak kadar etkili olabilecek bir merkezdedir.

Özersay da belli ki bunu gördü.

Sağ’a yakın bir siyasetçi olarak o kesimin görebileceği bir yere konuşlanmak istemektedir.

Aynı, “toparlanıyoruz” hareketinde olduğu gibi.

Özersay siyasi yaşamında bir geri dönüş yapmak üzeredir.

Ve bu manevra bilinçlidir.

Toparlanıyoruz lideri olarak girdiği Cumhurbaşkanı seçiminde aldığı oy oranı belli ki hala aklında.

Siyasi parti başkanı olarak yaşadığı hüsranı da unutmamış anlaşılan.

Gerçi Cumhurbaşkanı seçimine HP Genel Başkanı ya da HP adayı olarak girmedi.

Ama milletvekilliği ve siyasi kişiliği devam etmekteydi.

Seçmen oy verirken, hükümet ortağı HP’nin Genel Başkanı olarak değerlendirdi kendisini.

Sonuç ortada.

Şimdi saati başa çekme hamlesini yaptı.

Meclis dışında olacak.

Diğer iki vekilin ne yapacakları çok da önemli değil.

Sonuçta öyle ya da böyle HP artık mecliste olmayacak.

Toparlanıyoruz tarzı faaliyetleri daha fazla göreceğiz.

Zaten mevsim de müsait.

Sıcak yaz günlerinin akşamlarında kitlesel toplantılar düzenlenecek.

Pandemi de bitmişken fena bir fikir değil.

Özersay’ın istifası mecliste onaylanır mı bilemem.

Onaylansa bile ara seçim yüksek ihtimalle yerel seçim ile birleşir.

Yasa buna müsait.

Yapılacak ilk seçim çünkü.

Daha önce de yapmıştık.

Derviş Eroğlu’nun Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından.

Bu kez de öyle olur.

Bir ya da üç, fark etmez.

O koltuklar dolar.

Belli mi olur, UBP için de belki “tek başına iktidar” yolu açılır.

Bunları zaman gösterecek.

Ama kesin olan tek şey, Özersay artık hedefini Saray’a çevirmiştir.

Bu saatten sonra tek hedefi bu olacaktır.

Sine-i millet kararı ile HP’yi siyasetin tarihine gömmesi de buna en büyük kanıttır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz