FED Faizi Sabit Tuttu. Türkiye Ekonomisine Yansıması Ne Olur?

0

Dün, Amerika Merkez Bankası önemli bir karar alarak dünyanın takip ettiği faiz kararını açıkladı ve herhangi bir artışa gitmedi.

Peki bu durum dünya piyasalarında nasıl bir gelişme gösterir? Faizlerin artmaması, Amerikan ekonomisi için çok olumlu bir işaret.

Amerikan ekonomisi pandemi dönemini önemli yaralar almadan atlatabilirse, Amerika ile ticaret yapan diğer ülke ekonomileri de, bu gelişmelerden bir nebze olsun pozitif etkilenmiş olacaktır.

Amerikan Başkanlık seçim sonuçlarının tartışıldığı bugünlerde, mahkeme süreçleri ve buna bağlı olarak kazanan adayın gecikmeli olarak açıklanacak olması, Amerika’da siyasi istikrar risk endeksinin yükselmesine ve bundan ötürü Amerikan Doları’nın başta EURO ve diğer para birimleri karşısında bir miktar değer kaybetmesine neden olacaktır.

***

Gelelim Türkiye’deki gelişmelere. Türk Lirası son bir yıl içerisinde Dolar karşısında yaklaşık yüzde 35 değer kaybetmiş durumdadır.

Değer yitiren TL, Türk mallarının dışsatımını (ihracatı) arttırması beklenirken, tam tersi Türkiye’nin ihracatında yüzde 20 civarında bir düşüş olduğu görülmektedir. Buna karşın, TL’nin değer kaybını frenleyebilmek için, TC Merkez Bankası bir miktar (yüzde 2) faiz artışı yapmıştı.

Faiz artışına rağmen, kurlarda herhangi bir düşüş görülmedi. Bunun nedeni, TC Merkez Bankası’nın faiz enstrümanını doğru zamanda kullanmamasıdır.

Önce rezervler kullanıldı, daha sonra da faiz enstrümanı devreye sokuldu. Oysa, olması gereken önce faizleri arttırmak, başa çıkılamadığı durumda da rezervleri kullanmaktı. Turizm, koronavirüs nedeniyle öldü.

Ülkeye 50 milyon turist geliyor, 30 milyar dolar bırakıyordu. Bu durum gerçekleşmedi. İhracat gelirleri azaldı. Doğrudan sermaye girişi durdu, sıcak para artık Türkiye’ye gelmiyor. Buna karşın ödenmesi gereken dış borç yükü yaklaşık 180-200 milyar dolardır. Beklenen cari açık 30 milyar dolar. Bu da demektir ki, Türkiye acilen yaklaşık 230 milyar dolar para bulmalıdır. Net rezervlerimiz ekside olduğu için, Hazinenin borçlanması gerekiyor. Hazine’nin yüzde 6 buçuk faiz oranıyla açtığı ihaleye katılım olmayınca ihale iptal edildi. Borçları yapılandırmak için, yeni borçlar yapılması gerekiyor. Bu durum, ülke riskini de tabiyatıyle arttırıyor.

Risk arttıkça, kurlarda da artış dizginlenemeyecek boyuta taşınıyor. Bu durumda tek çare, yapısal reformlara başvurmak. Anlayacağınız Türkiye’nin işi çok zordur.

Şu sıralar zorlu bir dönemece gireceğiz. Bir miktar ihtiyatlı olmakta yarar vardır. İnşallah aşı bulunur da, ekonomik hayat normale döner.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz