Cumhuriyetçi Türk Partisi (Cumhuriyetçi Türk Partisi) Akdeniz ve Orta Doğu’da yeniden tırmanan İsrail–ABD–İran gerilimini yakından takip ettiklerini belirterek, bölgedeki askeri hamleleri kaygıyla izlediğini açıkladı. Parti, Akdeniz’in geleceğinin savaşta değil; barış, istikrar ve ortak akılda olduğunun altını çizdi.
“Gerilim Sadece Yıkım ve Acı Getirir”
CTP açıklamasında, karşılıklı ateş ve misilleme söylemlerinin kırılgan güvenlik dengelerini sarstığı, yeni çatışma risklerini artırdığı ve sivillerin hayatını doğrudan tehdit ettiği vurgulandı:
“Tarih bize göstermiştir ki askeri gerilimler kısa vadeli siyasi hesaplara hizmet etse de uzun vadede halklara yalnızca yıkım, göç ve acı bırakmaktadır. Her gerilim dalgası; masum insanların yaşam hakkını, çocukların geleceğini ve bölge halklarının ortak refah umudunu hedef almaktadır. Yaşanan her can kaybı, yalnızca bir istatistik değil; bir ailenin, bir toplumun geri dönülmez kaybıdır. Şiddetin ve askeri tırmanmanın normalleştirilmesi, Akdeniz havzasını kalıcı istikrarsızlık kuşağına dönüştürme tehlikesi taşımaktadır. Bölgesel ve küresel aktörlerin sorumluluğu, gerilimi artıracak adımlar yerine uluslararası hukuka dayalı diyalog kanallarını güçlendirmektir.”
Çözüm Diplomasi Zemininde
CTP, çözümün askeri tırmanışta değil, diplomasi ve müzakere zemininde olduğunu vurguladı:
“Akdeniz’de kalıcı istikrar ve kapsamlı barış; enerji güvenliğinden ticarete, çevresel iş birliğinden insani güvenliğe kadar tüm alanlarda bölge halklarının ortak yararınadır. Barış yalnızca çatışmanın yokluğu değil; güvenliğin, ekonomik iş birliğinin ve karşılıklı saygının kurumsallaşmasıdır. Akdeniz’in bir çatışma alanı değil, iş birliği ve ortak kalkınma havzası olması mümkündür ve zorunludur. Bunun yolu askeri güç gösterilerinden değil, uluslararası hukuk, diyalog ve çok taraflı diplomasi mekanizmalarından geçmektedir.”
Parti, bölgede gerilimi tırmandıran tüm adımlara karşı olduklarını ve sivillerin korunması, çatışmasızlık rejiminin tesis edilmesi ile kapsamlı barış müzakerelerinin derhal başlatılmasını savunduklarını belirtti.
“Kalıcı barıştan yalnızca devletler değil, bölgedeki tüm halklar kazançlı çıkacaktır. Akdeniz’in geleceği savaşta değil; barışta, istikrarda ve ortak akıldadır.”


