Bir tuğla düşünün…
Bir çivi düşünün…
Belki dışarıdan bakıldığında sıradan bir inşaat gibi görünüyor. Ama o tuğla, o çivi aslında bir gencin hayaline çakılıyor. Bir annenin “çocuğum meslek sahibi olsun” duasına ekleniyor. Bir ustanın “bizden sonrakiler de yetişsin” arzusuna umut oluyor.
İnşaat her geçen gün yükseliyor. Duvarlar örülüyor, çatılar kapanıyor. Ama aslında yükselen sadece bir bina değil; bir ülkenin üretim gücü, kendi ayakları üzerinde durma iradesi yükseliyor.
Adanın dört bir yanından gönüllü bağışların gelmesi boşuna değil. Çünkü herkes biliyor:
Bu merkez, sadece bir okul değil… Bir gelecek yatırımı.
Burada;
•Motor ve mekanik eğitimi,
•Kaynakçılık ve su altı kaynakçılığı,
•Terzicilik,
•Oto elektrik ve kaporta,
•Su tesisatı,
•Robotik kodlama,
•Dil eğitimleri,
•Kuaförlük,
•Hizmet içi eğitimler,
•İş güvenliği,
•Tornacılık ve yok olmaya yüz tutmuş nice meslek…
Sadece sınıf ortamında değil, sanayide esnafın yanında, gerçek işin içinde, uygulamalı olarak öğretilecek.
Bugün en büyük sorunumuz ne?
Kalifiyeli personel eksikliği.
Bir ustayı bulmak zor. İşini bilen bir kaynakçı, iyi bir tornacı, ehil bir oto elektrik ustası… Hepsi altın değerinde. Gençler iş arıyor, işletmeler eleman arıyor. Aradaki köprüyü kuracak olan yer işte tam burası.
İskele’den Dipkarpaz’a kadar tüm genç yetişkinleri kapsayacak bu merkez; diplomanın yanında beceri, teorinin yanında uygulama, hayalin yanında meslek kazandıracak.
Çünkü gerçek kalkınma; betonla değil, yetişmiş insanla olur.
Bugün çakılan her çivi, yarının ustasına atılan bir imzadır.
Bugün örülen her duvar, yarının güçlü ekonomisinin temelidir.
Ve belki yıllar sonra biri dönüp diyecek ki:
“Ben o binanın yükseldiği günleri hatırlıyorum. Bir tuğlayla başlayan umut, bir ülkenin kaderini değiştirdi.”
ATATÜRK Mesleki Eğitim Merkezi yazısı ilk önce Ajans Cyprus üzerinde ortaya çıktı.


