Ana SayfaKıbrısTürkiye ve Dünya’nın Nabzı: Son 24 Saatte Neler Oldu? (29 Nisan 2026)

Türkiye ve Dünya’nın Nabzı: Son 24 Saatte Neler Oldu? (29 Nisan 2026)


Türkiye ve dünya, 29 Nisan 2026 itibarıyla yine yoğun ve çok katmanlı bir gündemin içinde. Güvenlik politikalarından ekonomiye, diplomatik gerilimlerden iklim ve hava olaylarına kadar uzanan gelişmeler, hem bölgesel dengeleri hem de günlük yaşamı doğrudan etkileyen sonuçlar doğuruyor.

Bir yanda Türk Silahlı Kuvvetleri’nin uluslararası katılımla gerçekleştirdiği EFES-2026 Tatbikatı, Türkiye’nin askeri kapasitesini ve stratejik konumunu sahaya yansıtırken; diğer yanda Meteoroloji’nin uyarılarıyla Mayıs ayında beklenmeyen bir “kış dönüşü” ihtimali gündemde. Aynı günlerde emlak sektörünü kökten değiştirecek yeni düzenlemeler, milyonları ilgilendiren emekli ikramiyesi kararı ve teknoloji kullanıcılarını yakından ilgilendiren IMEI uyarıları dikkat çekiyor.

Küresel cephede ise diplomatik tansiyon yükselmeye devam ediyor. Uganda’dan gelen tehdit açıklamaları, ABD-İran hattındaki sert söylemler ve Avrupa’dan Afrika’ya uzanan güvenlik krizleri, uluslararası arenada kırılgan dengelerin sürdüğünü gösteriyor. Ekonomide Almanya’dan gelen enflasyon verileri ve savunma sanayisinde Türkiye’nin artan rolü de dikkat çeken başlıklar arasında yer alıyor.

Kısacası, hem Türkiye’de hem dünyada yaşanan gelişmeler yalnızca bugünü değil, önümüzdeki dönemin siyasi, ekonomik ve toplumsal yönünü de şekillendirecek nitelikte. İşte son 24 saatte öne çıkan tüm detaylar…

 

TSK’nın harekat kabiliyeti EFES-2026 ile sahaya yansıdı

İzmir’de EFES-2026 Tatbikatı, çok sayıda ülkenin katılımıyla sürüyor. Tatbikat, Türkiye’nin uluslararası askeri iş birliği kapasitesini ve bölgesel güvenlik vizyonunu sahaya yansıtıyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) en kapsamlı tatbikatlarından EFES-2026 Birleşik Müşterek Harekât Tatbikatı, diğer ülkelerin de katılımıyla İzmir’de devam ediyor. Ege Ordusu Komutanlığı koordinesinde icra edilen tatbikat, TSK’nın planlama, koordinasyon ve müşterek harekât kabiliyetlerini üst düzeyde ortaya koyuyor. Tatbikatın 11-17 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen bilgisayar destekli komuta yeri safhası kapsamında düzenlenen Seçkin Gözlemci Günü faaliyetleri, İstanbul ve İzmir’de icra edildi. Tatbikatın fiili safhasının ise 20 Nisan-21 Mayıs tarihleri arasında İzmir’de sürdüğü bildirildi.

Çok uluslu katılım ve eğitim faaliyetleri

Tatbikat kapsamında havan ve topçu atışı, keskin nişancı atışı, serbest paraşüt atlayışı, zırhlı amfibi hücum araçları, anti-dron, bot, karma birlik geçit açma ile mayın ve EYP eğitimleri gerçekleştirildi. Söz konusu eğitimlerin ABD, Arnavutluk, Azerbaycan, Birleşik Arap Emirlikleri, Bosna-Hersek, Gürcistan, İtalya, Kamerun, Libya, Moğolistan, Nijer, Pakistan, Romanya, Somali, Suriye ve Suudi Arabistan personelinin katılımıyla Narlıdere, Kartal/Menteş, Alankırı, Bahadır Adası ve Paşaçiftliği ordugâh bölgelerinde icra edildiği kaydedildi.

Libya’dan dikkat çeken katılım

Tatbikatta Libya’nın doğu ve batı unsurlarının ilk kez aynı faaliyet kapsamında yer alması dikkati çekti. Libya’nın doğusundan 331, batısından 177 personelin yanı sıra Shafak hücum botunun katılımı, iki tarafın sahada birlikte hareket etme iradesinin göstergesi olarak değerlendirildi.

Uluslararası iş birliğine vurgu

EFES-2026 Tatbikatı’nın yalnızca askeri bir eğitim faaliyeti olmanın ötesinde Türkiye’nin barış, istikrar ve uluslararası iş birliğini önceleyen güvenlik yaklaşımının sahaya yansıması olduğu ifade edildi. Tatbikatın TSK’nın modern harp ortamına uyum kabiliyeti ile ileri teknoloji kullanımındaki etkinliğini de ortaya koyduğu belirtildi. (İHA)

***

Mayıs başında “beyaz örtü” sürprizi: Kar kapıda

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün (MGM) yayımladığı son uzun vadeli tahmin raporu, Mayıs ayının ilk günlerinde Türkiye genelinde ekstrem bir hava olayının yaşanacağını ortaya koydu. Cuma gününden itibaren sıcaklıkların ani düşüşüyle birlikte, iç ve yüksek kesimlerde Mayıs ayında karla karışık yağmur ve kar yağışı bekleniyor.

MGM tarafından paylaşılan 29 Nisan – 5 Mayıs 2026 tarihlerini kapsayan 7 günlük hava tahmin haritasından derlenen bilgilere göre, ülke genelinde mevsim normallerinde seyreden hava sıcaklıkları cuma gününden itibaren kuzeybatıdan başlayarak sert bir şekilde düşecek.

Mayıs ayında beyaz örtü kapıda

Normal şartlarda bahar sıcaklıklarının yükselmesinin beklendiği mayıs ayının ilk günlerinde, haritadaki veriler çarpıcı bir tabloyu işaret ediyor.

Tahminlere göre; İç Anadolu, Karadeniz’in iç kesimleri ve Doğu Anadolu’nun büyük bir bölümünde karla karışık yağmur ve yüksek kesimlerde yer yer kar yağışı etkili olacak.

Özellikle 3 Mayıs Pazar  gününden itibaren Ankara, Eskişehir, Kayseri, Sivas ve Bolu gibi illerin yanı sıra Karadeniz’in iç bölgelerinde karla karışık yağmur simgelerinin hakim olduğu görülüyor.

Sıcaklıklar 10 derecenin üzerinde düşecek

Mevsim normallerinin altına inecek hava sıcaklıklarının, bazı bölgelerde 10-12 derecelik ani düşüşler yaşaması bekleniyor. Cuma günü Marmara üzerinden giriş yapacak serin ve yağışlı hava kütlesi, Cumartesi ve Pazar günü etkisini artırarak tüm yurdu “kış koşullarına” geri döndürecek.

Mayıs ayı başında beklenen bu ekstrem soğuma ve kar yağışı, özellikle tarımsal faaliyetlerin yoğun olduğu İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde “zirai don” tehlikesini de beraberinde getiriyor. Uzmanlar, meyve ağaçlarının çiçeklendiği ve ekim faaliyetlerinin sürdüğü bu dönemde çiftçileri oluşabilecek don riskine karşı dikkatli olmaları konusunda uyarıyor.

Doğu’da çığ, Batı’da fırtına

Verilere göre, Doğu Anadolu’nun dik yamaçlarında kar örtüsü bulunan bölgelerde “çığ tehlikesi” devam ederken, Marmara ve Ege bölgelerinde rüzgarın hızını artırması bekleniyor.

Bazı illerde beklenen en düşük/en yüksek sıcaklıklar 3-5 Mayıs tarihlerinde: Ankara: 3/11 (karla karışık yağmurlu), İstanbul: 9/13 (yağmurlu ve serin), Sivas/Kayseri: 1/10 (kar yağışlı ve karla karışık yağmurlu), Erzurum: -2/7  (kar yağışlı)

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, vatandaşları ani sıcaklık değişimleri, kuvvetli yağış ve ulaşımda yaşanabilecek aksamalara karşı güncel hava durumu raporlarını takip etmeye çağırdı. (TRT Haber)

***

Skandal Paylaşımlar Yaptı! Uganda Genelkurmay Başkanı Muhoozi Kainerugaba Yine Türkiye’yi Tehdit Etti

Geçtiğimiz haftalarda sosyal medya hesabından paylaşımlar yaparak Türkiye’yi tehdit eden ve “Daha konuşmaya bile başlamadan önce Türkiye’den minimum 1 milyar dolar talep ediyoruz’ diyen Uganda Genelkurmay Başkanı Muhoozi Kainerugaba yine Türkiye’yi tehdit etti. Sosyal medya hesabından paylaşımlar yapan Kainerugaba “Türkiye ile yakında işimi bitireceğim… Lumbuye’yi bize derhal teslim etmeliler. Aksi takdirde onların son derece işe yaramaz büyükelçisini sınır dışı ederim!” İfadelerini kullandı.

Yaklaşık iki hafta önce sosyal medya hesabından paylaşımlar yaparak Türkiye’yi tehdit eden Uganda Genelkurmay Başkanı Muhoozi Kainerugaba şunları yazmıştı: “Türkiye’den 1 milyar dolar (minimum) talep ediyoruz. Konuşmaya başlamadan önce. Türkiye için bu gerçekten basit bir anlaşma… Ya bize ödeme yaparlar ya da buradaki büyükelçiliklerini kapatırım. Türkiye de bizim büyükelçiliğimizi kapatabilir, sorun yok.

Türkiye’yle ilgili durum çok ciddi! Twitter oyunlarını boş verin. Onlarla diplomatik ilişkilerimizi çok yakında keseceğiz. Sürekli sırtınızdan bıçaklayan bir ‘dost’a kimin ihtiyacı var ki?

Tüm Ugandalılara Türkiye’ye tüm seyahatlerden kaçınmalarını tavsiye ediyorum. Kendi güvenliğiniz için. Uçuşlarınızı Afrika havayolu şirketimiz Ethiopian üzerinden planlayın. Addis, Kigali ve Entebbe üzerinden seyahat edin.”

Kainerugaba devamında bir yıl sonra ‘İstanbul’da kahraman gibi karşılanacağını’ belirtip Türkiye’nin kendileri karşısında ‘şansları olmadığını’ öne sürmüştü.

Kainerugaba kısa bir süre sonra paylaşımlarını silmişti.

Kainerugaba bir kez daha klavyenin başına geçti ve tehditler savurdu.

‘Türkiye ile yakında işimi bitireceğim… Lumbuye’yi bize derhal teslim etmeliler. Aksi takdirde onların son derece işe yaramaz büyükelçisini sınır dışı ederim!”

“Afrikalılar, Türkler gibi d**uzlara boyun eğmeye alışkın. Onlardan korkmuyorum. Asıl onlar bizden korkmalı! Bize yönelik daha fazla tehdit olursa bunun sonuçları olur!” (Onedio)

***

Emlak satışında yeni dönem: Tapuda elden ödeme dönemi bitti

Resmi Gazete’de yayımlanan düzenlemeye göre, taşınmaz alım satımında ödemelerin bankalar ve yetkili finans kuruluşları aracılığıyla oluşturulan “ödeme sistemi” üzerinden yapılması zorunlu hale getirildi. Bu sistemin kullanımı 1 Temmuz 2026 tarihine kadar zorunlu değil. Ancak bu tarihten sonra zorunlu hale gelecek. Bakanlığın ise bu tarihi üç aya kadar uzatma yetkisi bulunuyor

Hazine Bakanlığı tarafından hazırlanan “Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” Resmi Gazete’de yayımlandı. Yönetmelikle birlikte gayrimenkul ticaretinde ilişkin kurallarda düzenleme yapıldı.

Düzenlemeye göre, emlak alım-satım işlemlerine ödemenin bir kısmı ya da tamamı bankalar ve Bankacılık Kanunu kapsamında faaliyet gösteren finansal kuruluşlar tarafından oluşturulan “ödeme sistemi” üzerinden yapılacak.

Düzenlemeye göre, taşınmaz satış bedelinin bir kısmının veya tamamının bankalar ya da finansman ve tasarruf finansman şirketleri tarafından kredilendirilmesi halinde, kredi tutarı dışındaki geri kalan ödeme bu sistem üzerinden yapılacak.

HİZMET BEDELİ ALINACAK kayıtlı bir şekilirilecek.

Ayrıca bu sistemi kullananlardan bir hizmet bedeli alınacak ve bu bedel satıcıya aktarılan tutardan düşülecek.

Bakanlığın açıkladığı yönetmelikle, söz konusu ödeme sisteminin usul ve esasları ile birlikte bu sürecin takibi ve teknik sorunların çözümü Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından belirleneceği ifade edildi.

Düzenlemeyle işletme adresi, ticaret unvanı veya faaliyet konusuna ilişkin değişikliklerin belirli süreler içinde bildirilmesi zorunlu hale getirilirken, değişikliklerde yetki belgesinin de yenilenmesinin gerekli olacağı belirtildi.

Bu sistemin kullanımı 1 Temmuz 2026 tarihine kadar zorunlu değil. Ancak bu tarihten sonra zorunlu hale gelecek. Bakanlığın ise bu tarihi üç aya kadar uzatma yetkisi bulunuyor.

Bu yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girecek ve hükümlerini Ticaret Bakanı yürütecek. (Habertürk)

***

Emeklinin bayram ikramiyesine artış yok: Erken ödenebilir

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, emeklinin bayram ikramiyesinin yine 4 bin lira olarak yatırılacağını duyurdu.

Yılbaşı için memur emeklisine yüzde 18,60, Bağkur emeklisine yüzde 12,19, SSK emeklisineyse yüzde 12,19 zam yapılmıştı. Artışa rağmen düşük kök aylıkları nedeniyle zamdan yararlanamayanların en düşük aylığı 16 bin 881 liradan 20 bin liraya çıkarılmıştı.

Emekliler, yılda iki kez 4 biner lira olarak bayram (Ramazan ve Kurban bayramlarında) ikramiyesi alıyor. İkramiye, Ramazan Bayramı’nda da artırılmamıştı.

AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, Mart 2026’da Orta Vadeli Programı (OVP) hatırlatıp ‘bütçe dengeleri nedeniyle’ emekli aylığı artışına bile ‘kaynak bulunamadığını’ söylemişti.

Bakan Işıkhan’a bugün AKP grup toplantısında ikramiyenin artırılıp artırılmayacağı soruldu.

Işıkhan şu yanıtı verdi: “Hayır, yine aynı Ramazan Bayramı’nda verdiğimiz tutarı Kurban Bayramı’nda da emeklilere vereceğiz.

Erken verilmesi konusunda bir çalışma yaparız. SGK’yla görüştükten sonra bunu takvimlendirdikten hesaplara bir an evvel yatması konusunda da, çalışmalarımızı her zaman emeklilerimize bu desteği vermekten dolayı da büyük bir mutluluk duyuyoruz.” (Diken)

***

SAHA 2026 uluslararası savunma, havacılık ve uzay sanayi fuarı düzenleniyor! Büyük yankı uyandırdı

Türkiye’nin ve Avrupa’nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı, 5-9 Mayıs tarihleri arasında uluslararası bir buluşmaya ev sahipliği yapacak.

Savunma, havacılık ve uzay sanayisi için 2018’den bu yana önemli bir buluşma noktası haline gelen etkinlik İsrail basınında da büyük yankı uyandırdı.

‘AVRUPA ARAYIŞTA, TÜRKİYE DEVREDE’

İsrail medyasından Emess “Avrupa silah arayışında, Türkiye devreye giriyor” başlıklı haberinde “Türkiye, dünyanın en büyük savunma sanayi etkinliklerinden birine önümüzdeki hafta ev sahipliği yapacak. Bu etkinlikte silah sistemleri, ileri teknolojiler ve uluslararası iş birlikleri 120’den fazla ülkeden on binlerce temsilcinin katılımıyla sergilenecek” ifadelerini kullandı.

‘STRATEJİK BİR FIRSAT’

Ayrıca haberde bu etkinliğin oldukça hassas bir dönemde gerçekleştiğine işaret edilerek “Ankara için endüstriyel yeteneklerini sergilemek adına stratejik bir fırsat. Üstelik zamanlaması da oldukça kritik. Son dönemde NATO içindeki gerilimler artıyor. Avrupa, ABD Başkanı Donald Trump’ın sert eleştirilerinin ardından İran’a karşı yanında olmadıklarını söyleyerek silah sevkiyatını geciktiriyor. Bu durum Avrupa ülkelerini alternatifler aramaya iterken Türkiye ilk sırada karşımıza çıkıyor” denildi.

‘NATO’NUN KİLİDİ’

Yaz aylarında NATO Zirvesi’nin başkent Ankara’da gerçekleşeceğine dikkat çekilen haberde “Türkiye bölgenin en önemli aktörü haline geliyor. Avrupa ülkelerinin savunma sistemlerini güçlendirmek ve tedarik kaynaklarını çeşitlendirmek için çalıştığı küresel güvenlik pazarını da etkilemeye devam ediyor. Bu ortamda Türkiye, önemli bir tedarikçi olarak konumunu sağlamlaştırmaya çalışırken NATO’nun kilidi olmaya devam ediyor” ifadesinde bulunuldu.

SAHA 2026’DA İLK KEZ SERGİLENECEK

Öte yandan SAHA, her geçen yıl uluslararası savunma sanayisi tedarik zincirine Türk firmalarının daha güçlü şekilde entegre olmasına katkı sağlıyor. Yurt dışından gelen büyük savunma sanayisi şirketleri, Türk üreticilerle ortak projeler, tedarik anlaşmaları ve teknoloji paylaşımı gibi konularda masaya oturuyor. Bu sayede hem Türkiye’nin ihracat kapasitesi artıyor hem de yerli firmalar küresel pazarda görünürlük kazanıyor.

Fuar aynı zamanda yerli-milli teknolojilerin sergilendiği bir inovasyon merkezi haline geldi. Savunma sanayisindeki dijitalleşme, yapay zeka destekli sistemler, yeni nesil mühimmat teknolojileri, insansız kara-hava-deniz araçları, otonom sistemler ve elektronik harp çözümleri gibi alanlarda geliştirilen ürünler,SAHA’da ilk kez görücüye çıkıyor.

Bu yıl Türk savunma sanayisi bünyesinde özellikle hava platformlarının sert operasyonel ihtiyaçları gözetilerek geliştirilen yeni nesil 12.7x99mm ağır makineli tüfeği,SAHA2026’da ilk kez sergilenecek. (Miliyet)

***

Geri sayım başladı! 48 saat sonra binlerce telefon kapatılacak

Türkiye’de şebekeden sinyal alan yurt dışı cihazlar için tanınan 120 günlük yasal kullanım süresinin dolmasına 48 saat kaldı. Süre sonunda IMEI kaydı olmayan cihazlar iletişime kapatılacak.

SMS TARİHİ ESAS ALINIYOR

BTK’nın gönderdiği uyarı SMS’i, sürenin başlangıcını belirliyor. Örneğin 5 Ocak’ta mesaj alan bir kullanıcı için 120 günlük süre 5 Mayıs’ta sona eriyor.

E-SIM İLE SÜRE 240 GÜNE ÇIKIYOR

Fiziksel SIM ile 120 gün olan kullanım süresi, e-SIM ile 120 gün daha uzatılarak toplam 240 güne kadar çıkabiliyor. Bu sürenin sonunda kayıt yapılmazsa cihaz kapatılıyor.

2026 yılı için IMEI kayıt ücreti 54 bin 258 TL olarak belirlendi. Ücreti ödeyen kullanıcılar cihazlarını sorunsuz kullanabiliyor.

Cihazın kayıt durumu e-Devlet’teki “BTK IMEI Sorgulama” hizmetinden kontrol edilebiliyor. Kayıtlı cihazlar kesintisiz kullanılmaya devam ediyor. (Haberler.com)

***

İstanbul’da büyük elektrik kesintisi: 17 ilçede saatlerce sürecek

İstanbulluları yakından ilgilendiren elektrik kesintisi programı belli oldu. BEDAŞ’ın altyapı çalışmaları gerekçesiyle açıkladığı liste, Avrupa Yakası’nda Bağcılar’dan Eyüpsultan’a, Büyükçekmece’den Esenyurt’a kadar uzanarak 17 ilçeyi kapsıyor. Açıklanan listeye göre gün içinde farklı zaman dilimlerinde bazı illerde gece başlayarak sabah saatlerine kadar devam edecek elektrik kesintileri yaşanacak.

Bölge sakinlerinin planlamalarını yapabilmeleri için ilçe ve mahalle bazlı kesinti saatlerini takip etmesi önem taşıyor. (Yeni Şafak)

***

Otomotiv devi Türkiye’de fabrika açtı

Japon merkezli otomotiv devi Honda, İzmir’in Aliağa ilçesinde kurduğu yıllık 100 bin adet üretim kapasiteli fabrika açtı.

Japon otomotiv devi Honda, İzmir’in Aliağa ilçesinde kurduğu motosiklet üretim fabrikasının açılışını gerçekleştirdi.

200 BİN KAPATİYE ÇIKARILACAK

Şirket, toplam 100 bin metrekare alan üzerine kurulan tesisin yıllık 100 bin adet üretim kapasitesine sahip olduğu, ikinci vardiya ile bu kapasitenin 200 bine kadar çıkarılmasının hedeflendiği açıklandı. Fabrikanın ilk etapta yaklaşık 300 kişiye istihdam sağlaması, ilerleyen süreçte ise bu sayının 750-800’e ulaşması bekleniyor.

Açılış töreni öncesi açıklama yapan Honda Türkiye Başkan Yardımcısı Bülent Kılıçer, fabrikanın üretim kapasitesi hakkında açıklamalarda bulundu.

Kılıçer, şu ifadelerde bulundu:

İlk etapta tek vardiya ile yıllık 100 bin adetlik üretim planladıklarını ifade ederek, “İkinci vardiyanın devreye girmesiyle toplam üretimimiz önce 150 bin, sonrasında ise 200 bin adede kadar çıkacak. Fabrikamız şu an 45 bin metrekaresi kapalı olmak üzere toplamda geniş bir alanda hem üretim hem de lojistik faaliyetlerini yürütecek kapasitededir.

Elimizde yeni yatırımlar için uygun 45 bin metrekarelik bir açık alanımız daha var. İleride potansiyele bağlı olarak bu alanı da fabrikaya dahil edip, üretim kapasitemizi 200 bin adede kadar çıkararak ihracat odaklı bir sürece geçebiliriz. Tam kapasiteye ulaştığımızda aylık 11 bin bandında bir üretim söz konusu olacak” ifadelerini kullandı.

Fabrikada üretilen ilk modelin Honda PCX 125 olduğu açıklanırken, modelin düşük yakıt tüketimi ve yüksek talebiyle öne çıktığı belirtildi.

Honda, Türkiye motosiklet pazarında yüzde 25-30 paya sahip olduğunu ve sektörde lider konumunu sürdürdüğünü de duyurdu. (Korkusuz)

***

Uyuşturucu Hükümlüleri Dışarı Tertemiz Çıkacak

Fabrikada üretilen ilk modelin Honda PCX 125 olduğu açıklanırken, modelin düşük yakıt tüketimi ve yüksek talebiyle öne çıktığı belirtildi.

Honda, Türkiye motosiklet pazarında yüzde 25-30 paya sahip olduğunu ve sektörde lider konumunu sürdürdüğünü de duyurdu.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara Hakimevi’nde Güneydoğu Anadolu Bölgesi illerinin milletvekilleri ile istişare toplantısında bir araya geldi. Bakan Gürlek, ‘Terörsüz Türkiye’ sürecine ilişkin, bizzat Diyarbakır’a gittiğini belirterek, sürecin sahada çok olumlu yansımasının olduğunu söyledi.

Yasa dışı bahisle mücadeleye ilişkin 81 il Cumhuriyet başsavcılığının çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Bakan Gürlek, yasa dışı bahis oynamanın suç sayılmasına yönelik düzenleme düşündüklerini söyledi.

Uyuşturucuyla mücadeleye de değinen Bakan Gürlek, Türkiye’de bu konuda en ağır cezaların bulunduğunu, ancak yalnızca cezayı artırmanın yeterli olmadığını söyledi. 6 cezaevinde uyuşturucu suçundan hükümlü kişiler için yeni uygulama başlattıklarını belirten Bakan Gürlek, “Yani tedavi süreci bittikten sonra, İdari Gözlem Kurulu da raporu olumlu rapor verdikten sonra dışarı çıkacak. Yani uyuşturucuyu içeride bırakacak, dışarıya temiz bir halde çıkacak. Rehabiliteye önem veriyoruz, bu konuda da çalışmamız var” diye konuştu.

Faili meçhul cinayetlerin çözümüne de önem verdiklerini belirten Bakan Gürlek, şunları söyledi: “Cinayet mi, intihar mı böyle arada kalan olaylar var. Bu tip dosyalara biz farklı bir gözle bakıyoruz. Bunlarla ilgili de sizin mutlaka bölgenizde de böyle duyarlılık oluşturan mutlaka olaylar vardır. ‘İnsanların şu olay çözülsün’ dediği olaylar vardır. Bunlarla ilgili biz bir ekip kurduk. Ekip arkadaşlarımız da hepsi tecrübeli.”

Bakan Gürlek, bu dosyalara doğrudan müdahale yetkilerinin bulunmadığını, ancak eksikliklerin incelendiğini ifade etti. (Akit)

***

Fenerbahçe maçında F-16 uçuran general görevden alındı

Fenerbahçe’nin Türkiye Kupası’nda Konyaspor’la deplasmanda oynadığı karşılaşma sırasında stadyum üstünde savaş uçaklarının uçmasının ardından Konya 3’üncü Ana Jet Üs ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Mete Kuş görevden alınarak Hava Kuvvetleri Komutanlığı Karargahına çekildi.

21 Nisan salı akşamı Ziraat Türkiye Kupası çeyrek final eşleşmesinde Konyaspor, Fenerbahçe’yi 120. dakikada bulduğu penaltı golüyle eleyerek yarı finale yükseldi.

Karşılaşmaya, maçın ilk yarısında stadyumda duyulan ve canlı yayına yansıyan uçak sesleri damga vururken, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde (TSK) mücadelenin ardından dikkat çeken bir atama gerçekleşti.

Konyaspor taraftar grupları ile birçok etkinlikte bir araya gelen Konya 3’üncü Ana Jet Üs ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Mete Kuş, Konyaspor-Fenerbahçe karşılaşmasından birkaç gün sonra görevinden alınarak Hava Kuvvetleri Komutanlığı Karargahına çekildi.

TSK’da ‘tenzil-i rütbe’ olarak görülen bu atamanın arkasında yatan neden merak edilirken, gazeteci Barış Terkoğlu, Onlar TV yayınında yaşananların arka planını anlattı.

Stadyumda taraftarlar arasında açılan ve üzerinde jetlerin yer aldığı “Göklerin Kartallarından Çimlerin Kartallarına Başarılar” yazılı afişin görülmesiyle birlikte yaşananların Konyaspor taraftarı ile Konya 3’üncü Ana Jet Üs ve Garnizon Komutanlığında görevli yetkililer arasında koordineli şekilde gerçekleştirildiği ortaya çıktı.

Uçak ve helikopterlerin Konyaspor-Fenerbahçe mücadelesi oynanırken stadyumun hemen üzerinden geçirilmesi nedeniyle Tümgeneral Mete Kuş’un görev yeri değiştirildi.

Söz konusu olayın TSK içerisinde tepki ile karşılanmasının ardından Tümgeneral Mete Kuş, görevinden alınarak daha pasif bir görev olan Hava Kuvvetleri Komutanlığı Karargahına çekildi. Kuş’un yerine ise Konya 3’üncü Ana Jet Üs ve Garnizon Komutanı olarak Tuğgeneral Esat Çetin atandı. (Oksijen)

***

İzmir’de feci kaza… Freni patlayan tır karşı şeride geçti: Ölü ve yaralılar var!

İzmir’in Bornova ilçesinde freni arızalanan tırın karşı şeride geçerek aralarında polis aracının da bulunduğu 10 araca çarpması sonucu meydana gelen zincirleme trafik kazasında 1 polis şehit oldu, 2 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı.

Kaza, saat 16.30 sıralarında İstanbul Caddesi Topçu Tugayı Lojmanları mevkisinde meydana geldi.

Edinilen bilgiye göre, Manisa istikametinden İzmir yönüne seyir halinde olan ve ilk belirlemelere göre fren arızası yaşadığı değerlendirilen tır, sürücüsünün kontrolünden çıkarak karşı şeride geçti.

Kontrolden çıkan tır, karşı yönden gelen ve aralarında bir görevli polis aracının da bulunduğu 10 araca çarptı.

1 POLİS ŞEHİT OLDU

İhbar üzerine bölgeye çok sayıda sağlık, itfaiye ve polis ekibi sevk edildi.

Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde olay yerinde tır sürücüsü ile 1 kişi hayatını kaybetti.

Hayati tehlikesi bulunan ve ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan polis memurlarından Serkan Hızlı da yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.

Kazada yaralanan 1’i ağır polis memuru toplam 5 kişinin hastanelerdeki tedavileri sürüyor. (Cumhuriyet)

***

Dünya’dan kısa kısa…

Londra’da Polisin Terör Olayı Olarak Nitelendirdiği Olayda İki Yahudi Adam Bıçaklandı

Çarşamba günü Londra’nın kuzeyindeki yeşil bir banliyöde, polis tarafından terör olayı olarak nitelendirilen olayda iki Yahudi adam gün ışığında bıçaklandı. Bu olay, İngiltere’nin başkentinde bir dizi antisemitik saldırıdan zaten sarsılmış olan Yahudi topluluğunu daha da tedirgin etti.

Metropolitan Polisi yaptığı açıklamada, polis memurlarını bıçaklamaya da teşebbüs etmekle suçlanan 45 yaşındaki bir adamın cinayete teşebbüs şüphesiyle tutuklandığını belirtti.

Polis, yerel saatle 11:16 civarında Golders Green’de meydana gelen saldırıda 76 ve 34 yaşlarındaki iki adamın yaralandığını ve hastanede durumlarının stabil olduğunu ekledi. Hiçbir polis memuru yaralanmadı.

CNN tarafından elde edilen güvenlik kamerası görüntülerinde, kurbanların saldırıya uğradığı görülüyor. Bir kişi otobüs durağının yanında durup kipasını takarken, bir adam onu ​​bir tabelaya doğru itiyor ve defalarca bıçaklıyor. Diğeri ise sokakta yürürken saldırıya uğradı ve kaçmayı başarmadan önce şüpheliye bağırdı.

Londra Polis Komiseri Mark Rowley gazetecilere yaptığı açıklamada, şüphelinin “ciddi şiddet geçmişi ve akıl sağlığı sorunları” olduğunu söyledi.

Londra Terörle Mücadele Polis Birimi Başkanı Laurence Taylor yaptığı açıklamada, “Bu olay resmen terör saldırısı olarak ilan edildi” dedi ve polisin “bu saldırının Londra’daki Yahudi topluluğunu kasten hedef alıp almadığını” araştırdığını ekledi.

Polis, terörle mücadele ekiplerinin soruşturmayı yürüttüğünü ve şüphelinin uyruğunu, geçmişini ve terörle bağlantılarını tespit etmeye çalıştığını belirtti. (CNN)

***

Güney Kore mahkemesi eski Cumhurbaşkanını tutuklamaya direnme de dahil olmak üzere çeşitli suçlardan 7 yıl hapis cezasına çarptırdı

Güney Kore temyiz mahkemesi Çarşamba günü, devrik Cumhurbaşkanı Yoon Suk Yeol’ü, Aralık 2024’te kısa süreliğine ilan ettiği sıkıyönetimden önce tutuklamaya direnme ve meşru bir Kabine toplantısını atlama suçlarından 7 yıl hapis cezasına çarptırdı.

Adalet engelleme ve diğer suçlardan aldığı bu mahkumiyet, ülkenin demokrasisi için on yıllardır yaşanan en ciddi krizi tetikleyen şaşırtıcı otoriter hamlesinden kaynaklanan isyan suçlamalarından aldığı müebbet hapis cezasının üzerine geldi.

Seul Yüksek Mahkemesi Hakimi Yoon Sung-sik, muhafazakâr eski cumhurbaşkanının sıkıyönetim ilan etmeden önce yasal olarak zorunlu olan tam Kabine toplantısını atladığını, bu ihmali gizlemek için belgeleri tahrif ettiğini ve görevden alınmasının ardından geçen haftalarda kendisini tutuklama girişimlerine karşı koymak için güvenlik görevlilerini “özel bir ordu gibi” görevlendirdiğini söyledi. Eski Cumhurbaşkanı Yoon, karar açıklanırken sessizce durdu ve hiçbir yorum yapmadı.

Yoon’un avukatlarından Yoo Jeong-hwa, kararı “çok hayal kırıklığı yaratıcı” olarak nitelendirdi ve hukuk ekibinin Yüksek Mahkemeye itiraz edeceğini söyledi. Yoon ayrıca müebbet hapis cezasına da itiraz etti.

Ocak ayında bir alt mahkeme, Yoon’u beş yıl hapis cezasına çarptırmış ancak sıkıyönetim ilanından önce yapılan Kabine toplantısıyla ilgili görevi kötüye kullanma suçlamalarından kısmen aklamıştı; davet edilen iki üyenin toplantıya katılmamasından sorumlu olmadığına karar vermişti.

Seul Yüksek Mahkemesi bu beraat kararını bozarak, Yoon’u tüm suçlamalardan suçlu buldu ve sadece seçilmiş birkaç kişiyi resmi bir toplantı simülasyonu için bir araya getirerek, haber verilmeyen diğer yedi Kabine üyesinin yanı sıra bu iki kişinin haklarını da ihlal ettiğine hükmetti.

Kısa süreli olmasına rağmen, Yoon’un 3 Aralık 2024 tarihli sıkıyönetim kararı ülkeyi ciddi bir siyasi krize sürükledi, siyaseti ve üst düzey diplomasiyi felç etti ve finans piyasalarını sarstı. Bu kargaşa, ancak liberal rakibi Lee Jae Myung’un Haziran ayında erken başkanlık seçimini kazanmasından sonra hafifledi.

Yoon, liberal çoğunluğa sahip yasama organı tarafından azledilmesinin ardından 14 Aralık 2024’te görevinden uzaklaştırıldı ve Nisan 2025’te Anayasa Mahkemesi tarafından resmen görevden alındı.

Görevden uzaklaştırılmasının ardından, sorgulanmak üzere gözaltına alınması için Seul mahkemesinin emrine uymayı reddetti ve bu durum, Ocak 2025’in başlarında onlarca müfettişin başkanlık konutuna gelmesine rağmen başkanlık güvenlik güçleri ve araç barikatları tarafından engellenmesiyle sonuçlanan bir çıkmaza yol açtı. Aynı ayın sonlarında gözaltına alındı, Mart ayında başka bir mahkeme tarafından serbest bırakıldı ve ardından Temmuz ayında tekrar tutuklandı.

Bundan sonra, devam eden bir dizi ceza davası başladı ve Yoon gözaltında kaldı.

Çarşamba günkü karar, aynı mahkemenin Yoon’un eşi Kim Keon Hee’nin, Yoon hükümetinden siyasi iyilikler arayan Birleşme Kilisesi’nden lüks hediyeler kabul etmek ve hisse senedi fiyat manipülasyonu planına karışmak da dahil olmak üzere suçlamalardan dolayı aldığı cezayı dört yıla çıkarmasından bir gün sonra geldi.

Geçen hafta ayrı bir davada savcılar, Yoon’un 2024 yılında Pyongyang üzerinde insansız hava araçları uçuşları emri vererek Kuzey Kore ile gerilimi kasten tırmandırmaya çalıştığı ve böylece ülke içinde sıkıyönetim için haklı gerekçeler yaratmaya çalıştığı iddiaları nedeniyle 30 yıl hapis cezası talep etti. (ABC News)

***

Mısır’da aile tatilindeyken yılan gösterisinde ısırılan turist hayatını kaybetti

Alman polisi Pazartesi günü yaptığı açıklamada, Mısır’da aile tatilindeyken bir yılan gösterisini izlerken pantolonuna giren bir yılanın ısırması sonucu bir Alman turistin öldüğünü söyledi.

57 yaşındaki adam, Nisan ayı başlarında Kızıldeniz kıyısındaki popüler bir tatil beldesi olan Hurghada’daki bir otelde yılan gösterisini izliyordu.

Güney Bavyera eyaletindeki polis, gösteride yer alan iki sürüngenin (kobra olduğu bildirildi) izleyicilerin boyunlarına dolandığını söyledi.

Polis açıklamasında, “Yılan terbiyecisi daha sonra yılanlardan birinin Alman adamın pantolonuna girmesine izin verdi” ve yılan onu bacağından ısırdı.

Açıklamada, kurbanın “açıkça zehirlenme belirtileri” gösterdiği ve hastaneye kaldırılmadan önce canlandırılması gerektiği, ancak daha sonra öldüğü belirtildi.

Açıklamada adı açıklanmayan adam, Bavyera’nın Unterallgaeu bölgesinden geliyordu ve iki akrabasıyla birlikte tatildeydi.

Alman polisi ve savcıları ölümünü araştırıyor ve toksikoloji testinin sonuçlarını bekliyor.

AFP’nin iletişime geçtiği Mısır yetkilileri, olaydan haberdar olmadıklarını söyledi.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, her yıl dünya genelinde yaklaşık 5,4 milyon insan yılan ısırığına maruz kalıyor ve 138.000’e kadar insan bu ısırıklardan ölüyor. Ölümcül yılan ısırıklarının büyük çoğunluğu Hindistan’da meydana geliyor.

CBS Los Angeles’ın haberine göre, son iki ayda Güney Kaliforniya’da en az üç kişi yılan ısırığı nedeniyle hayatını kaybetti.

Bu ayın başlarında, Palos Veres Estates’te çiçek toplarken çıngıraklı yılan tarafından ısırılan bir kadın öldü. Mart ayında ise Irvine’de bisiklet sürerken çıngıraklı yılan tarafından ısırılan 25 yaşında bir adam ve Thousand Oaks’ta yürüyüş yaparken ısırılan 46 yaşında bir kadın hayatını kaybetti. (CBS News)

***

‘Yeni bir güç’: Trump, 60 ülkenin katıldığı iklim konferansına davet edilmedi

“En büyük emisyon salan ülkeler COP görüşmelerinde hazır bulunduğunda, fosil yakıtların ötesine geçme ihtiyacının tartışılmasını engellemek için veto hakkı talep ettiler,” dedi konferans ev sahibi.

BM tarafından düzenlenen ve iklim COP’ları olarak adlandırılan yıllık liderler toplantısı, iklim hareketindeki birçok kişi için büyük hayal kırıklığı oldu. Ülkeler fosil yakıtların aşamalı olarak ortadan kaldırılması ihtiyacını kabul etmelerine rağmen, COP’lar somut planlar olmadan sona erdi ve ülkeleri ve bölgeleri ekonomik zorluklarla büyük ölçüde kendi başlarına mücadele etmeye bıraktı.

Şimdi, Hollanda ve Kolombiya dünya liderlerini bir araya getirdi ve onları BM süreciyle yönetilmeyen tartışmalara dahil etti.

Quebec’in iklim elçisi Jean Lemire, “Şu anda BM’de hiçbir konuda büyük ilerleme kaydedemiyoruz… çünkü uzlaşma kuralı altındayız,” diyor ve ülkelerin kararların alınmasından önce hepsinin aynı fikirde olması gereken bir sisteme atıfta bulunuyor.

Kolombiya’da bu hafta düzenlenen Fosil Yakıtlardan Adil Geçiş Üzerine Birinci Uluslararası Konferans, COP’un başarısız olduğu yerde başarılı olmayı ve fosil yakıtlardan daha temiz enerjiye geçişi hızlandırmayı umuyor.

60 ülkenin katılımına rağmen, Trump yönetimi Santa Marta konferansına davet edilmedi.

Organizasyon yetkilileri, davet listesinin “iş bitiriciler koalisyonu”na, yani fosil yakıtlardan uzaklaşmayı hızlandırmayı amaçlayan hükümetlere odaklandığını söyledi.

Başkan Trump, göreve geldiğinden beri iklim değişikliğini defalarca “bir aldatmaca” olarak nitelendirdi ve federal web sitelerinden iklim değişikliğine dair tüm ifadeleri kaldırdı.

ABD’yi Paris Anlaşması’ndan çekti, Çevre Koruma Ajansı’nı (EPA) zayıflattı, enerji geliştirme ve arazi kullanımını denetleyen pozisyonlara fosil yakıt endüstrisi içinden kişileri atadı, petrol ve gaz sondajını genişletti ve Amerikalıların sağlığını hava kirliliği gibi iklimle ilgili sorunlardan riske atan yüzlerce başka eylemde bulundu.

AFP haber ajansı, konferansın ev sahibi Kolombiya Çevre Bakanı Irene Velez Torres’e, dünyanın en büyük fosil yakıt üreticilerinin yokluğunun etkinliğin güvenilirliğini tehdit edip etmediğini sordu.

Torres şu yanıtı verdi: “En büyük emisyon kaynakları COP görüşmelerinde yer aldığında, fosil yakıtlardan öteye geçiş ihtiyacının tartışılmasını engellemek için veto hakkını savunanlar onlardı.

Bugün, küresel nüfusun neredeyse %50’sini temsil eden, tüketici ülkeleri, üretici ülkeleri ve Küresel Güney ve Kuzey’in savunmasız ülkeleri de dahil olmak üzere 50’den fazla ülkeye odaklanmakta fayda var. Bu anlamda, bugün yeni bir gücüz.” (euronews)

***

Fransa, isyancı saldırılarının ardından vatandaşlarını Mali’yi terk etmeye çağırdı

Fransa, ayrılıkçı savaşçılar ve İslamcı militanlar tarafından hafta sonu düzenlenen koordineli saldırıların ardından vatandaşlarına Mali’yi “en kısa sürede” terk etmeleri çağrısında bulundu.

Çarşamba günü yapılan bir güncellemede, durumun “son derece istikrarsız” olduğu belirtilerek Fransız vatandaşlarının Batı Afrika ülkesine seyahat etmemeleri konusunda da uyarıda bulunuldu.

Cumartesi günü başkent Bamako da dahil olmak üzere ülke genelinde patlamalar ve sürekli silah sesleri duyuldu. Kati’de, savunma lideri Sadio Camara, militanlar tarafından düzenlenen intihar saldırısında öldürüldü; kuzeyde ise ayrılıkçı güçler Kidal şehrinin kontrolünü ele geçirdi.

Mali askeri lideri General Assimi Goïta, ülkedeki güvenlik durumunun kontrol altında olduğunu söyledi.

Salı akşamı ilk kez kamuoyuna yaptığı açıklamada, ordunun saldırganlara “şiddetli bir darbe” indirdiğini ve operasyonların devam ettiğini belirtti.

İsyancı gruplardan biri olan etnik Tuareg ayrılıkçı Azawad Kurtuluş Cephesi’nin (FLA) sözcüsü Çarşamba günü “rejim er ya da geç düşecek” diye yemin etti.

Paris ziyareti sırasında AFP haber ajansına konuşan Mohamed Elmaouloud Ramadane, isyancıların Kidal’deki başarılarının ardından Gao, Timbuktu ve Menaka gibi kuzeydeki diğer birkaç kasabayı da ele geçirmeyi amaçladıklarını söyledi.

Ayrıca, isyancı gruplara karşı askeri hükümete yardım eden Rus güçlerinin, Pazartesi günü Kidal’den çekilmeyi kabul etmelerinin ardından “tüm Mali’den” çekilmesini istedi. (BBC)

***

Rusya, yaklaşık 20 yıldır ilk kez askeri teçhizat olmadan Zafer Günü geçit töreni düzenleyecek

Rusya Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, II. Dünya Savaşı’nda Nazi Almanyası’nın yenilgisini anmak için geleneksel olarak düzenlenen Zafer Günü geçit töreni, önümüzdeki hafta tanklar, füzeler ve diğer askeri teçhizat olmadan gerçekleşecek.

Bu, yaklaşık yirmi yıldır ve Rusya’nın Ukrayna’daki 4 yıllık savaşında, Rusya’nın en önemli laik bayramı olan 9 Mayıs’ta Moskova’nın Kızıl Meydanı’nda hiçbir askeri teçhizatın geçmeyeceği ilk kez olacak. Kremlin, bu bayramı askeri gücünü ve küresel etkisini sergilemek için kullanıyor ve bu, vatansever gururun bir kaynağı.

Kızıl Meydan’daki Zafer Günü geçit törenlerinde 2008’den beri her yıl askeri teçhizat ve çeşitli silahlar yer alıyor. St. Petersburg gibi şehirler de dahil olmak üzere ülkenin diğer yerlerinde daha küçük geçit törenleri düzenleniyor.

Bakanlık, bu yılki zaferin 81. yıldönümü geçit töreninden askeri teçhizatın ve askeri öğrencilerin çıkarılmasının gerekçesi olarak “mevcut operasyonel durumu” gösterdi. Ukrayna, Moskova’nın 4 yılı aşkın süredir devam eden işgaline karşı koymak için Rusya’nın içlerine insansız hava aracı saldırıları düzenledi.

Bakanlık ayrıntı vermezken, Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov Çarşamba günü Ukrayna’yı “terörist faaliyet”le suçladı ve bu da insansız hava aracı saldırılarına açık bir göndermeydi. Son aylarda saldırılar, Moskova’nın kuzeyindeki Baltık limanı Ust-Luga, Kazakistan sınırına yakın Samara bölgesi ve Ural dağlarındaki Perm bölgesi gibi Rusya’nın içlerine kadar ulaştı.

Peskov gazetecilere, “Tehlikeyi en aza indirmek için tüm önlemler alınıyor” dedi.

Bakanlık, geçit töreninde “her türden yüksek askeri eğitim kurumlarından ve Rus Silahlı Kuvvetlerinin bazı hizmet kollarından askerlerin” ve geleneksel bir askeri uçak gösterisinin yer alacağını belirtti.

İkinci Dünya Savaşı, Komünist yönetim altındaki ulusun bölücü tarihinde nadir bir uzlaşma noktası olmaya devam ediyor ve Kremlin bu duyguyu ulusal gururu teşvik etmek ve Rusya’nın küresel bir güç olarak konumunu vurgulamak için kullanıyor.

Sovyetler Birliği, 1941-45 yılları arasında Büyük Vatanseverlik Savaşı olarak adlandırdığı savaşta 27 milyon insan kaybetti; bu, ulusal ruhta derin bir yara bırakan muazzam bir fedakarlık.

25 yılı aşkın süredir Rusya’yı yöneten Başkan Vladimir Putin, Zafer Günü’nü görev süresinin temel direklerinden biri haline getirdi ve Ukrayna’daki savaşı haklı çıkarmak için kullanmaya çalıştı. (AP)

***

Almanya’da Nisan ayına ilişkin enflasyon verileri açıklandı

Federal İstatistik Dairesi (Destatis) ön verilerine göre, Almanya’da tüketici fiyatları Nisan’da bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 2,9 arttı.

Avrupa’nın en büyük ekonomisindeki tüketici fiyatlarında yaşanan bu artış, Almanya’da Ocak 2024’ten beri kaydedilen en yüksek enflasyon oranı oldu.

Ekonomistlerin tahmini de Almanya’da Nisan ayında enflasyonun yüzde 2,9 olarak hesaplanacağı yönündeydi.

Destatis verilerine göre, Nisan’da enerji fiyatları bir önceki yılın aynı ayına kıyasla yüzde 10,1 arttı. Bu, son üç yılın en yüksek artış oranı oldu.

Nisan’da gıda fiyatları yıllık bazda yüzde 1,2 artarken hizmet fiyatlarındaki artış yüzde 2,8 olarak kaydedildi.

28 Şubat’ta başlayan İran savaşı öncesi Almanya’da enflasyon gerilemişti. Destatis Şubat ayında enflasyonu yüzde 1,9 olarak duyurmuştu. Mart ayında ise savaşın etkisiyle enerji fiyatlarının ciddi oranda yükselmesi üzerine enflasyon da yüzde 2,7’ye çıkmıştı.

Mart ayında enerji fiyatları yüzde 7,2, gıda fiyatları yüzde 0,9, hizmet fiyatları ise yüzde 3,2 artmıştı.

Ukrayna savaşı karşılaştırması

Alman Tüketici Dernekleri Federasyonu (vzbv) başkanı Ramona Pop, açıklanan son enflasyon rakamlarını “bir uyarı sinyali” olarak niteledi. Pop, Almanya’da “fiyat artışlarının uzun zamandır günlük yaşamın bir gerçeği hâline geldiğini” ifade etti.

Hans Böckler Vakfı Makroekonomi ve İş Döngüsü Araştırma Enstitüsü’nde (IMK) enflasyon uzmanı olan Silke Tober, “enerji fiyatı şoku” için “şiddetli” tanımlamasını yaptı. Ancak enerji fiyatlarının genel enflasyon üzerindeki etkisinin şu ana kadar sınırlı kaldığını belirten Tober, enerji fiyatları yükselmeye devam ederse “Ukrayna’daki savaşın etkilerine benzer şekilde enflasyonda da daha ciddi bir artış ve büyük ekonomik bozulmalar yaşanacağı” uyarısında bulundu.

Alman kalkınma bankası KfW’nin baş ekonomisti Dirk Schumacher ise hizmet sektörü fiyatlarındaki “şaşırtıcı derecede keskin düşüşün”, Nisan ayı enflasyon oranındaki artışı bir nebze de olsa yavaşlattığına dikkat çekti. Ancak hizmet fiyatlarındaki düşüşte takvim etkisinin de rolü olduğunu hatırlatan Schumacher, bu nedenle söz konusu gerilemenin “gerçek bir gevşeme işareti olarak yorumlanmaması gerektiğini” söyledi.

Enerji şokunun ivmelenmesiyle fiyatların önümüzdeki aylarda da artmaya devam edeceğini belirten Schumacher, enflasyonun 2022’de görülen rekor seviyelere yaklaşması gibi bir durumun ise söz konusu olmayacağı tahmininde bulundu.

Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgali sonrası yaşanan enerji krizi, aynı yılın Ekim ayında Euro Bölgesi’nde enflasyonun yüzde 10,6 ile rekor kırmasına neden olmuştu. (DW)

***

Pakistan, BM’ye Filistin meselesinin Ortadoğu’daki istikrarsızlığın “temel fay hattı” olmaya devam ettiğini söyledi

Pakistan, BM Güvenlik Konseyi’ne, çözülememiş Filistin meselesinin ve devam eden İsrail işgalinin Ortadoğu’daki istikrarsızlığı körüklediğini söyledi. İki devletli çözümü desteklediğini ve acil insani yardım erişimi ile Gazze Barış Planı konusunda hızlı hareket çağrısında bulunduğunu belirtti.

Pakistan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne, Ortadoğu’daki istikrarsızlığın temel nedeninin “çözülememiş Filistin sorunu” ve “İsrail’in Arap topraklarını işgalinin devam etmesi” olduğunu söyleyerek, uluslararası hukuka bağlılığını ve anlaşmazlıkların diplomasi yoluyla barışçıl çözümünü destekleme taahhüdünü yineledi.

BM Güvenlik Konseyi’nde Ortadoğu’daki durumla ilgili bir görüşme sırasında konuşan Pakistan’ın BM Daimi Temsilcisi Asim İftikhar Ahmed, bölgede adil ve kalıcı bir barışın ancak işgalin sona erdirilmesi ve iki devletli çözüm çerçevesinde bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasıyla sağlanabileceğini söyledi.

Büyükelçi Asim, “Ne yayılmacı emeller, ne de yasadışı savaşlar; işgalin sona ermesi ve iki devletli çözüm yoluyla Filistin devletinin kurulması, adil, kalıcı ve kapsamlı bir barış için tek geçerli çerçeve olmaya devam ediyor” dedi.

Konuşmasında Büyükelçi Asim, ateşkesin ilanından bu yana İsrail saldırılarında 800’den fazla Filistinlinin öldürüldüğünü belirterek, krizin boyutunu ve ateşkesin kırılganlığını vurguladı. Ateşkesin korunması ve pekiştirilmesi ile sürekli, engelsiz ve artırılmış insani yardımın sağlanmasının acil gerekliliğini ayrıca vurguladı.

Pakistanlı elçi, özellikle savaşın harap ettiği Gazze bölgesinin yeniden inşasını amaçlayan Gazze Barış Planı’nın II. Aşaması konusunda yaşanan mevcut çıkmazın gecikmeden çözülmesi gerektiğini söyledi.

“Herhangi bir gecikme, zor kazanılmış ivmeyi aşındırma ve insan acısını derinleştirme riski taşır” diye uyardı. (PakistanToday)

***

Pentagon yetkilisi, İran savaşının maliyetinin 25 milyar dolara ulaştığını, ilk resmi tahmin olarak açıkladı

ABD’nin İran’daki savaşı, şu ana kadar 25 milyar dolara mal oldu, diye belirtti üst düzey bir Pentagon yetkilisi Çarşamba günü, savaş maliyetlerine ilişkin ilk resmi tahmini vererek.

Mali İşler Sorumlusu Vekili Jules Hurst, Temsilciler Meclisi Silahlı Kuvvetler Komitesi’ndeki milletvekillerine, bu paranın çoğunun mühimmat için harcandığını söyledi. (Haaretz)

***

Trump: İran’a deniz ablukası sürecek, İran: Görülmemiş karşılık verilecek

ABD merkezli Axios, ABD Başkanı’nın kendilerine verdiği demeçte “İran’ın teklifini reddettiğini ‘İran’ın nükleer programına ilişkin ABD’nin endişelerini gideren bir anlaşmayı kabul edene kadar ülkeyi deniz ablukası altında tutacağını” söylediğini aktardı. İranlı bir yetkili ise ‘deniz ablukası sürerse görülmemiş bir karşılık olacağını’ söyledi.

Donald Trump, İran’ın önce Hürmüz Boğazı’nı açmayı ve ablukayı kaldırmayı, nükleer görüşmeleri ise daha sonraya ertelemeyi öneren teklifini reddettiğini bildirdi.

Trump, Axios’a ablukanın “bir bakıma bombardımandan daha etkili” olduğunu düşündüğünü söyledi:

“Bu abluka bir bakıma bombardımandan daha etkili. Tıka basa doldurulmuş bir domuz gibi nefessiz kalıyorlar. Ve durum onlar için daha da kötüleşecek. Nükleer silaha sahip olamazlar.”

Trump, İran’ın ablukayı kaldırmak için anlaşma yapmak istediğini öne sürerek “Uzlaşmak istiyorlar. Ablukayı sürdürmemi istemiyorlar. Ben kaldırmak istemiyorum, çünkü nükleer silaha sahip olmalarını istemiyorum” diye ekledi.

ABD Başkanı, ayrıca İran’ın petrol depolama tesisleri ve boru hatlarının, ihracat yapılamadığı için “patlamaya yakın” olduğunu iddia etti. Ancak bazı analistler bu konuda İran’ın acil bir risk altında olduğundan şüphe duyuyor.

İranlı yetkili: Benzeri görülmemiş bir yanıt verilecek

İngilizce yayın yapan devlet medyası Press TV’nin aktardığına göre, üst düzey bir İranlı güvenlik kaynağı çarşamba günü ABD’nin deniz ablukasına “yakında pratik ve eşi görülmemiş bir karşılıkla” cevap verileceğini söyledi.

Kaynak, İran silahlı kuvvetlerinin diplomasiye fırsat tanımak ve Trump’a savaşı sona erdirme imkanı vermek için şu ana kadar itidalli davrandığını ancak abluka sürerse “sabırlarının sınırı olduğunu ve cezalandırıcı bir karşılığın gerekli görüldüğünü” söyledi. (Sputnik)

Hazırlayan: Emre SOLAK (Ajans Cyprus – Ankara)



Source link

RELATED ARTICLES

Most Popular

Recent Comments