Türkiye’de iç politikadan güvenliğe, sağlıktan ulaştırmaya; dünyada ise diplomatik gerilimlerden enerji krizine kadar uzanan yoğun bir gündem geride kaldı. Son 24 saat, hem Ankara’nın hem de küresel aktörlerin kritik kararlar aldığı, sahadaki gelişmelerin hız kesmeden devam ettiği bir zaman dilimi oldu.
Türkiye–Ermenistan normalleşme sürecinde yeni bir adım atılırken, güvenlik güçleri 75 ilde eş zamanlı operasyonlarla uyuşturucuya ağır darbe vurdu. İstanbul Boğazı’nda yaşanan gemi krizi deniz trafiğini kilitlerken, hızlı tren projelerinde kritik bir aşamaya geçildi. İç siyasette ise Cumhuriyet Halk Partisi’nin yol haritası netleşti ve sahaya inme kararı dikkat çekti.
Sağlık alanında yerli üretim hamlesi öne çıkarken, yapay zekâ destekli güvenlik sistemleri ve sosyal politikalar da gündemin önemli başlıkları arasında yer aldı. İşçi eylemlerinden çıkan uzlaşma ve hükümetin sert mesajları ise ekonomi ve çalışma hayatı açısından dikkat çekici gelişmeler olarak öne çıktı.
Dünya cephesinde ise jeopolitik tansiyon yükselmeye devam ediyor. Orta Doğu’da çatışma riskleri sürerken, Avrupa Birliği’nin yaptırım mesajları ve enerji piyasalarında dengeleri sarsabilecek gelişmeler küresel gündemi şekillendiriyor. ABD’de dikkat çeken diplomatik temaslar yaşanırken, teknoloji ve toplum ilişkisi üzerine yapılan araştırmalar da yeni tartışmaları beraberinde getiriyor.
Kısacası; siyaset, ekonomi, güvenlik ve diplomasi ekseninde hem Türkiye’de hem de dünyada hareketli bir 24 saat yaşandı. İşte tüm detaylarıyla günün öne çıkan gelişmeleri…
***
Türkiye-Ermenistan Ortak Çalışma Grubu toplandı
Türkiye ile Ermenistan arasındaki Ortak Çalışma Grubu toplantısında, Kars-Gümrü demir yolunun bir an evvel faaliyete geçirilmesinin önemi vurgulandı.
Dışişleri Bakanlığı, Türkiye-Ermenistan Ortak Çalışma Grubu’nun toplantısının düzenlendiğini duyurdu.
Bakanlıktan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Türkiye-Ermenistan Normalleşme Süreci kapsamında varılan mutabakat çerçevesinde, Kars-Gümrü demiryolunun rehabilitasyonu ve faaliyete geçirilmesi amacıyla oluşturulan Türkiye-Ermenistan Ortak Çalışma Grubu’nun toplantısı 28 Nisan 2026 tarihinde Kars’ta düzenlenmiştir.
Taraflar, bölgesel ulaştırma bağlantılarının geliştirilmesi kapsamında Kars-Gümrü demiryolunun bir an evvel faaliyete geçirilmesinin önemini vurgulamışlardır.” (Milat)
***
75 ilde narkotik operasyonları: 638 tutuklama
İçişleri Bakanlığı, 75 ilde düzenlenen uyuşturucu madde satıcılarına yönelik operasyonlarda 1319 şüphelinin yakalandığını, 638’inin tutuklandığını açıkladı.
Bakanlığın sanal medya hesabından yapılan açıklamaya göre; Cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde İl Emniyet Müdürlükleri tarafından 10 gündür düzenlenen operasyonlara 1980 ekip, 4 bin 950 personel katıldı, 21 hava aracı ve 43 narkotik dedektör köpeğinden yararlanıldı. Operasyonlarda; 767 kilogram uyuşturucu madde ile 3 milyon 340 bin 726 uyuşturucu hap ele geçirildi, 1319 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 638’i çıkarıldıkları hakimliklerce tutuklandı, 174’ü hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor. (Hürriyet)
***
Hükümlüler kamu hizmetlerinde çalıştırılacak
Malatya Büyükşehir Belediyesi ile Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı arasında ’Malatya’da Hükümlülerin Topluma Kazandırılmasına Yönelik Örnek İş Birliği’ protokolü imzalandı.
Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifleri Genel Müdürlüğü tarafından hükümlülerin topluma kazandırılması, üretken bireyler olarak sosyal hayata yeniden uyum sağlamaları ve meslek edinmelerini desteklemek amacıyla yürütülen iş birliği çalışmaları kapsamında Malatya Büyükşehir Belediyesi ile Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı arasında önemli bir adım atıldı.
Bu çerçevede, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı ile Malatya Büyükşehir Belediyesi arasında Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er ve Malatya Cumhuriyet Başsavcısı Ömer Mete’nin katılımlarıyla, Akçadağ Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan hükümlülerin kamu hizmetlerinde çalıştırılmasına yönelik iş birliği protokolü imzalandı. (İHA)
***
Boğaz’da konteyner gemisi karaya oturdu: Yalıya metreler kala durdu!
İstanbul Boğazı’nda dümen arızasından kaynaklanan nedenle Sarıyer, Yeniköy açıklarında karaya oturan ve yalıya metreler kala duran konteyner gemisi, uzun süren çalışmaların ardından kurtarıldı. Aynı geminin 2022 yılında da makine arızası yaptığı öğrenildi.
İstanbul Boğazı’nda dümen arızası oluştuğu öğrenilen 148 metre boyundaki KAPPA isimli konteyner gemisi karaya oturdu. Sarıyer Yeniköy açıklarında yalıya metreler kala duran gemiyi kurtarmak için bölgeye Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne ait kurtarma ekipleri yönlendirildi.
Boğaz trafiği askıya alındı
Konuya ilişkin Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, “Rusya’dan Kocaeli’ye kılavuz kaptan alarak seyir halindeyken İstanbul Boğazı Yeniköy önlerinde karaya oturan KAPPA isimli 148 metre boyundaki konteyner gemisi için KURTARMA-5 ve KURTARMA-6 Römorkörlerimiz ile balık adam ekibimiz ve KEGM-5 hızlı tahlisiye botumuz olay yerine ivedilikle yönlendirilmiş olup kurtarma çalışmalarına başlanmıştır. İstanbul Boğazı gemi trafiği, çift yönde ve geçici olarak askıya alındı” ifadelerine yer verildi.
Uzun süren çalışmaların ardından gemi, bulunduğu yerden kurtarıldı. KEGM’den yapılan açıklamada, “Yeniköy önlerinde karaya oturan KAPPA isimli gemi, balık adam ve kurtarma ekiplerimizin yaptığı incelemenin ardından İstanbul Gemi Trafik Hizmetleri Merkezimizin koordinasyonunda, KURTARMA-5, KURTARMA-6 ve KURTARMA-8 Römorkörlerimiz tarafından yüzdürüldü” ifadeleri yer aldı. (T24)
***
CHP’de yol haritası zirvesi
PM’de partili belediyelere yapılan operasyonlar, ara seçim ve erken seçim konusunda izlenecek strateji, belediye başkanları toplantısında ortaya çıkan eylem önerileri masaya yatırıldı. MYK’da da, partinin bundan sonra izleyeceği yol haritası şekillendi.
Buna göre CHP’nin tüm kadroları, partinin önde gelen, tanınmış tüm isimleri sahaya inerek iktidar mesajı verecek, sorunlara karşı CHP’nin çözüm önerilerini anlatacak. 106 bin sandık görevlisi de hane hane dolaşarak partinin vaatlerinin yer aldığı broşürlerin her eve ulaşmasını sağlayacak. Muhalefet bloğu “demokrasi cephesi” olarak genişletilecek. Hukuk ekibi güçlendirilerek hukuki mücadele daha da etkinleştirilecek.
CHP’li belediye başkanları toplantısında da genel görüş, demokratik zeminde hukuk mücadelesinin sonuna kadar sürdürülmesi, görevin terk edilmemesi ve yarın seçim olacakmış gibi çalışılması şeklinde oluştu. “Son bir kişi kalsa bile mücadele devam etmeli” mesajının verildiği toplantıda bazı belediye başkanları, CHP’ye oy vermeyen seçmenle iletişimin önemine dikkat çekti. Bu başkanlar, “Karşı mahalle, CHP’ye oy vermeyen seçmene gidilmeli, bire bir temas edilmeli. Onlara kendimizi anlatmalıyız. Belediye başkanları koltukta değil, sahada, halkın içinde olcak” ifadelerini kullandılar. Toplantıda belediye başkanlarının hizmet odaklı çalışması gerektiğini vurgulayanlar ise, “Belediye başkanlarımızın yapacağı şey siyaset değil. Hepimizin üzerinde hizmetlerimizle partimizin iktidara giden yolunu açmak sorumluluğumuz var. Doğrudan genel siyaset belediye başkanların işi değil” görüşünü dile getirdiler.
4 Mayıs’ta sahaya iniliyor
CHP Parti Sözcüsü Zeynel Emre, dün MYK gündemiyle ilgili düzenlediği basın toplantısında yol haritasına ilişkin alınan kararları şu sözlerle anlattı: “Yeni bir hukuki destek ve izleme grubu oluşturacağız. Cumhuriyete sahip çıkanların, demokrasinin varlığına inanların, tüm siyasi partilerin bir arada ittifak içerisinde hareket etmesi önemli. Bu kapsamda da bazı çalışmalar içerisinde olacağız. CHP olarak sahaya iniyoruz. CHP, 4 Mayıs günü itibarıyla 81 ilde saha çalışmasına başlayacak. CHP olarak haritamızı belirledik. Bizim açımızdan bu saldırılar çeliğe verilen su etkisi yapacaktır. Biz daha da güçleneceğiz.” (Milliyet)
***
Hepatit A aşısında yerli üretim başladı
Sağlık Bakanlığı, yerli üretim kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalar kapsamında, hepatit A aşısının formülasyon ve dolum aşamalarının ilk kez Türkiye’de gerçekleştirilerek, tüm illerde kullanıma sunulduğunu duyurdu.
Sağlık Bakanlığı, ’24-30 Nisan Dünya Aşı Haftası’ nedeniyle yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, aşıların; bireylerin bağışıklık kazanmasını sağlayarak bulaşıcı hastalıkların önlenmesinde kritik rol oynadığı vurgulanarak, “Sistematik aşılama programları sayesinde birçok hastalık kontrol altına alınmakta ve toplum genelinde sağlık riskleri azaltılmaktadır. Özellikle çocuklar, gebeler, yaşlılar, kronik hastalığı olanlar ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerin hekim önerisi doğrultusunda aşılarını yaptırmaları büyük önem taşımaktadır” denildi.
Türkiye’de yürütülen Genişletilmiş Bağışıklama Programı (GBP) kapsamında; difteri, boğmaca, tetanos, kızamık, kızamıkçık, kabakulak, tüberküloz, poliomyelit (çocuk felci), hepatit A, hepatit B, suçiçeği, hemofilus influenza tip b (menenjit ve zatürreye yol açabilen Hib bakterisi enfeksiyonu) ve invaziv pnömokokal hastalıklar (zatürre, menenjit ve kana yayılan enfeksiyonlar) olmak üzere toplam 13 hastalığa karşı aşı yapıldığı kaydedildi.
‘TÜM İLLERİMİZDE KULLANIMA BAŞLANDI’
Hepatit A virüsüyle mücadele kapsamında, hepatit A aşısının 2012 yılında ‘Ulusal Aşı Takvimi’ne dahil edilmesiyle birlikte hastalığın görülme sıklığında önemli bir azalma sağlandığı belirtilerek, “Elde edilen bu başarı sayesinde, Türkiye’de hastalığın görülme oranı Avrupa ülkeleri ortalamasının altına gerileyerek dünya genelinde en düşük seviyeler arasında yer almıştı. Sağlık alanında yerli üretim kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalar eşliğinde hepatit A aşısında önemli bir aşamaya geçilmiştir. Hepatit A ve suçiçeği aşıları, bir yılı aşkın süredir teknoloji transferi yoluyla yerelleşme kapsamında temin edilmektedir. Bu çerçevede, hepatit A aşısının formülasyon ve dolum aşamaları ilk kez ülkemizde gerçekleştirilmiş olup, tüm illerimizde kullanıma başlanmıştır. (DHA)
***
Bakanlık heyetiyle görüşmüşlerdi… Doruk Madencilik işçileri kazandı: Talepler kabul edildi, eylemler sona erdirilecek
Ankara’da alacaklarının ödenmesi talebiyle eylemlerini sürdüren Doruk Madencilik işçileriyle işverenleri İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda bugün bir araya gelmişti. Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır, İçişleri Bakanlığı’ndaki görüşmenin ardından açıklama yaptı. İşçilerin taleplerinin kabul edildiğini bildiren sendika, eylemlerini sonlandırma kararı aldığını duyurdu.
Yıldızlar SSS Holding’e bağlı Doruk Madencilik işçilerinin direnişi kazanımla sonuçlandı! Gasp edilen hakları için 17 gündür direnişte olan ve 9 gün önce açlık grevine giren işçiler, taleplerinin kabul edilmesiyle eylemi sonlandırdıklarını açıkladı.
BAKANLIKLAR GARANTÖRLÜK SÖZÜ VERDİ
Ankara’da alacaklarının ödenmesi talebiyle eylemlerini sürdüren Doruk Madencilik işçileriyle işverenleri, bugün İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda bir araya geldi. İçişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Bakanlığın “Grev ve eylemleri son erdirmek üzere uzlaşma zemini üzerinde görüşmeler devam etmektedir” açıklamasının ardından, işçilerin üyesi olduğu Bağımsız Maden-İş anlaşmanın sağlandığını duyurdu.
İçişleri Bakanlığı’ndaki görüşmenin ardından açıklama yapan Bağımsız Maden İş Genel Başkanı Gökay Çakır, “Toplantı olumlu geçti. Çoğu arkadaşımızın maaşları yattı. 15 gün süre istediler bizden. Bunun da garantörü bakanlıklar. Bu saatten itibaren bizler de eylemimizi sonlandırdık” bilgisini verdi. (Cumhuriyet)
***
Bakan Bayraktar: Bu firmaya bir daha ruhsat vermeyiz
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, maden işçileri konusunda hükümetin elinden geleni yaptığını belirtti. Bakan Bayraktar “Yükümlülüklerini yerine getirmeyene maden ruhsatı yok” ifadelerini kullandı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Doruk Maden işçileri konusunda hükümetin elinden geleni yaptığını vurgulayarak işverenin çıkardığı sorunlara değindi ve “Ben bu şirkete bir daha asla ruhsat vermem. Yükümlülüklerini yerine getirmeyene maden ruhsatı yok” dedi.
Şimdiye kadar kömür madenleri için birçok teşvik sağlandığını altını çizen Bakan Bayraktar, yerli kömürden 2029 yılına kadar alım garantisi verildiğini hatırlattı. Bayraktar, bu politikanın 30 bin çalışana istihdam sağladığını belirterek, “Eğer burada bir peşkeş aranıyorsa, bu 30 bin çalışana yapılmıştır” ifadelerine yer verdi ve alım garantisi olmadan söz konusu işçilerin çalışma imkânının ortadan kalkacağını da sözlerine ekledi.
Teşviklerin gelişigüzel verilmediğini vurgulayan Bakan Bayraktar belirli şartların sağlanmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Bayraktar, işçiye maaş borcu olan firmalara teşvik verilmediği, çevre standartlarını karşılamayan, bacası veya filtresi olmayan tesislerin desteklenmediği ve devlete borcu bulunan şirketlerin teşvik kapsamına alınmadığını belirtti. Tüm bu kriterlere rağmen bazı işletmelerde işçi maaşlarının ödenmemesinin sürdüğünü belirten Bayraktar, bu durumun kabul edilemez olduğunu tekrarladı.
Bakan Bayraktar açıklamalarında ayrıca “İşçiye borcu olana bu garanti verilmez dedik. Bacası olmayana bu teşviği vermeyiz dedik. Devlete borcu olana teşvik veremeyiz dedik. Buna rağmen bunlar işçinin parasını ödemedi. Ben bu firmaya artık ruhsat vermem. İşin arkasında aslında onlar var. Sen kömürü satıyorsun, parayı alıyorsun. İşçilerin parasını niye vermiyorsun. Enerji Bakanlığı’nın önünde eylem yapmalarını onlar da istiyor. Hükümete baskı yapılsın ki devlet bize teşviklerimizi ödemeye devam etsin istiyorlardı. Ben bu şirkete bir daha asla ruhsat falan vermem” değerlendirmesinde bulundu. (Habertürk)
***
Boş konsolosluk önünde polise saldıran Ahmet İmrak tutuklandı
İstanbul’da yer alan ve yaklaşık iki buçuk senedir boş olan İsrail Başkonsolosluğu önünde, görevli polislere saldıran teröristlerden Ahmet İmrak tutuklandı.
İsrail Konsolosluğu’nun da bulunduğu plazanın önünde 7 Nisan’da polis noktasına düzenlenen silahlı saldırı ve sonrasında çıkan çatışmada iki polis memuru hafif şekilde yaralanırken, bir saldırgan öldürülmüş, ikisi ise yaralı olarak yakalanmıştı.
Yaralılardan Onur Çelik, taburcu edilmesinin ardından adliyeye sevk edilmiş, sevk edildiği sulh ceza hakimliğince tutuklanmıştı.
İkinci saldırgan da tutuklandı
Saldırganlardan hastanede tedavi gören Ahmet İmrak da bugün tutuklanarak cezaevine yollandı.
Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonlarda 18 şüpheli gözaltına alınmış, Emniyet’teki işlemlerinin ardından 11 Nisan’da adliyeye sevk edilen 12 şüpheliden 9’u çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklanmıştı.
Diğer 3 şüpheliden 1’i savcılıktaki işlemlerinin ardından serbest bırakılırken 2 şüpheli de adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. (Yeni Şafak)
***
İstanbul-Edirne arasına hızlı tren
İstanbul ve Edirne arasını 1,5 saate kadar düşürecek olan hızlı tren projesinde test sürüşleri başladı.
Türkiye’nin Avrupa ile yüksek standartlı demir yolu bağlantısını sağlayacağı belirtilen Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Projesi’nin ilk etabında test sürüşlerine başlandı.
Projenin 153 kilometrelik Çerkezköy-Kapıkule kesiminde altyapı, üstyapı ve demir yolu bakım teknik elemanları (EST) yapım çalışmaları tamamlandı.
TEST SÜRÜŞLERİ BAŞLADI
Çalışmaların tamamlanmasının ardından söz konusu hattın belli bölümlerinde test sürüşleri gerçekleştirilmeye başlandı.
Yüksek hızlı tren setiyle belirlenen güzergahlar üzerinde geliş ve gidiş istikametinde test sürüşü gerçekleştirildi.
Halkalı-Kapıkule Demir Yolu Projesi, 153 kilometrelik Kapıkule-Çerkezköy, 67 kilometrelik Çerkezköy-Ispartakule ve 8,4 kilometrelik Ispartakule-Halkalı etaplarından oluşuyor. (BirGün)
***
Okul saldırılarına karşı yapay zekalı güvenlik sistemi hayata geçiriliyor
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, okul saldırılarını önlemeye ilişkin, “Hem fiziki önlem hem de vaka bazlı, yapay zeka destekli bir önlem modelini hayata geçiriyoruz. Amacımız burada vaka oluşmadan önüne geçebilmek.” dedi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Anadolu Ajansı Genel Müdürlüğünde düzenlenen AA Editör Masası’nda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Sosyal medya düzenlemesiyle öncelikle bir yaş doğrulama sistemini hayata geçirdiklerini belirten Göktaş, bunu, Siber Güvenlik Dairesi, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile beraber Siber Güvenlik Başkanlığının oluşturacağını söyledi.
e-Devlet şifresi üzerinden bir yaş doğrulama sistemini hayata geçireceklerini dile getiren Göktaş, 15 yaş üzeri için ayrıştırılmış içerik oluşturma zorunluluğu getirdiklerini hatırlattı.
“ÇOCUKLAR GÜVENDE” UYGULAMASI
“Çocuklar Güvende” uygulamasını hayata geçirdiklerini anımsatan Göktaş, şunları dile getirdi:
“‘Çocuklar Güvende’ ile beraber akran zorbalığını, istismarı, sosyal medyada karşılaştıkları uygunsuz içerikleri çocuklarımız, ailelerimiz doğrudan bize bildirebilecekler. Dolayısıyla ailelere çağrıda bulunmak istiyorum. Lütfen bunu hem kendinize hem çocuklarımıza yükleyin. Çocuklar bazen akran zorbalığına uğradıklarında, olumsuz içeriklerle karşı karşıya kaldıklarında ailelere bildirmekten çekinebiliyorlar. Ama bunu bize bildiriyorlar. Biz de gerekli düzenlemeleri yapıyoruz, gerekli adımları atıyoruz.
Alo 183 hattımızla beraber de burada doğrudan bizim uzmanlarımızla irtibat haline gelebiliyorlar. Aynı zamanda dijital içerikleri kontrol eden 7/24 izleme mekanizmamız var. Medya kontrol aracımız var. Bugüne kadar 3 bin 40 içeriğe doğrudan müdahale ettik. ‘Duy İhbar’ platformumuz var. Ailelerden, ebeveynlerden, vatandaşlarımızdan gelen talepleri, olumsuz içerikleri oradan da kontrol edebiliyoruz.”
Ebeveyn kontrol araçlarını ve dijital okur yazarlığını genişleteceklerini vurgulayan Göktaş,
“Burada hem öğretmenlere hem ebeveynlere hem de bakım verenlere yönelik dijital okur yazarlığı güçlendiren adımlar atmamız lazım. Amacımız burada bir küresel seferberlik ilan etmek. Ülke olarak da bir seferberlik ilan etmek. Amacımız bütün ailelerde de bu konuda bir farkındalık oluşturmak, onları sürecin parçası haline getirmiş olmaktır.” ifadesini kullandı. (Korkusuz)
***
Dünya’dan kısa kısa…
Yapay zeka depresyondaki gençlerin dert ortağı oluyor
Almanya’da 16-39 yaş arası depresyon hastalarının yüzde 35’i hastalıkları hakkında yapay zekâ ile konuşuyor.
Almanya merkezli Depresyon Yardımı ve İntiharı Engelleme Vakfı’nın bulgularına göre, 16 ile 39 yaş arasındaki depresyon hastalarının yüzde 35’i hastalıkları hakkında yapay zeka (YZ) destekli sohbet robotlarıyla konuşuyor.
Salı günü Leipzig’te açıklanan araştırma bulgularına göre, hastaların yüzde 10’u ise yapay zeka ile bir insanla konuşur gibi uzun diyaloglar kuruyor. Sonuçlar, bu yaş grubundan yaklaşık 2 bin 500 kişiyle gerçekleştirilen temsili bir anketin verilerine dayanıyor. (DW)
***
İran’ın önümüzdeki günlerde arabuluculara savaşı sona erdirmek için revize edilmiş bir teklif sunması bekleniyor
CNN’in arabuluculuk sürecine yakın isimsiz kaynaklara dayandırdığı habere göre, ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’ın nükleer programı hakkındaki herhangi bir görüşmeyi erteleyecek önceki teklifi reddedeceğinin sinyalini vermesinin ardından, İran’ın önümüzdeki günlerde Pakistanlı arabuluculara savaşı sona erdirmek için revize edilmiş bir teklif sunması muhtemel.
Kaynaklar, yaralı Yüksek Lider Mojtaba Hamenei ile iletişim kurmadaki zorluklar nedeniyle yeni bir teklif hazırlama sürecinin yavaş ilerlemesinin beklendiğini belirtiyor. (The Times of Israel)
***
AB, Rus gemisinin çalıntı Ukrayna tahılı taşıması nedeniyle İsrail’e yaptırım uygulamaya hazır
Çalıntı Ukrayna tahılı taşıdığı iddia edilen bir Rus gemisinin Hayfa’ya varmasının ardından Ukrayna ve İsrail arasında diplomatik bir kriz patlak verdi. Brüksel, olaya karışanlara yaptırım uygulamaya hazır olduğunu söylüyor.
Avrupa Birliği, işgal altındaki topraklarda Rusya tarafından çalınan Ukrayna tahılının ticaretine yardım eden ve teşvik edenlere yaptırım uygulamaya hazır olduğu konusunda İsrail’i uyardı.
Avrupa Komisyonu sözcüsü Euronews’e yaptığı açıklamada, “AB, Ukrayna’nın İsrail yetkilileriyle konuyla ilgili daha önce yaptığı temaslara rağmen, çalıntı Ukrayna tahılı taşıyan bir Rus gizli filo gemisinin İsrail’in Hayfa limanında boşaltılmasına izin verildiği yönündeki raporları dikkate almıştır” dedi.
Sözcü, “Rusya’nın yasadışı savaş çabalarını finanse etmeye ve AB yaptırımlarını atlatmaya yardımcı olan tüm eylemleri kınıyoruz ve gerekirse üçüncü ülkelerdeki bireyleri ve kuruluşları listeleyerek bu tür eylemleri hedef almaya hazırız” diye ekledi.
“Konuyla ilgili olarak İsrail Dışişleri Bakanlığı ile iletişime geçtik.” (Euronews)
***
Hizbullah’ın insansız hava aracı saldırıları güney Lübnan’daki İsrail askerlerini hedef aldı
İsrail’in de hava saldırıları düzenlemesi ve güney Lübnan için yeni tahliye emirleri vermesiyle ateşkes daha da bozuldu.
Hizbullah Salı günü güney Lübnan’daki İsrail askerlerine birkaç insansız hava aracı fırlattı. İsrail ise güney Lübnan için yeni tahliye emirleri verdi ve hava saldırıları düzenledi. Bozulan ateşkes iki taraf arasındaki çatışmaları durduramadı.
Hizbullah, Salı günkü saldırıda birkaç İsrail askerinin yaralandığını iddia etti, ancak İsrail ordusundan, gelen Hizbullah insansız hava araçlarına karşı füze atıldığına dair bir açıklama dışında, herhangi bir doğrulama yapılmadı.
Pazar günü Hizbullah’ın insansız hava aracı saldırısında bir İsrail askeri öldü ve altı asker yaralandı. Hizbullah’ın küçük, fiber optik güdümlü insansız hava araçları kullanması, uçağın kablolu yapısının radarların algıladığı radyo sinyallerini sınırlaması nedeniyle İsrail hava savunmasını atlatmayı başardı. İnsansız hava araçlarının menzili 15 kilometreye kadar çıkıyor ve silahlı grup, 17 Nisan’da ateşkesin sağlanmasından bu yana neredeyse her gün Güney Lübnan’daki İsrail askerlerine saldırmak için bunları kullandı.
İsrail ayrıca Salı günü Lübnan’a bir dizi hava saldırısı düzenledi ve Güney Lübnan’daki 16 köyün sakinlerine kuzeye kaçmaları emrini verdi. Lübnan Sağlık Bakanlığı’na göre, İsrail hava saldırıları hafta sonu Lübnan’da 18 kişiyi öldürdü ve 88 kişiyi yaraladı. (The Guardian)
***
İngiltere Kralı Charles için Beyaz Saray’da törende konuşan Trump: Annem Charles’a aşıktı
Kral 3. Charles ve Kraliçe Camilla, ABD’ye gerçekleştirdikleri resmi ziyaretin ikinci gününde Beyaz Saray’da düzenlenen bir törenle karşılandı. Ev sahibi Donald Trump ve First Lady Melania Trump, kraliyet çiftini resmi karşılama seremonisinde ağırladı.
ABD’nin başkenti Washington DC’de düzenlenen törende 21 pare top atışı yapılırken iki ülkenin milli marşları çalındı. Yağışlı hava nedeniyle davetliler şemsiyeler altında töreni takip etti. Törende ayrıca ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile Dışişleri Bakanı Marco Rubio da hazır bulundu.
‘Annem Charles’a aşıktı’
ABD Başkanı, Beyaz Saray’da İngiltere Kralı 3. Charles’ı ağırladığı törende konuşma yaparken ‘kral’ ünvanını kullanmadan “Annem Charles’a aşıktı. Ona bayılıyordu” dedi.
Donald Trump’ın annesi Mary Trump, 2000 yılında 88 yaşında hayatını kaybetmişti.
Kral Charles’ın gün içinde ABD Kongresi’nde küresel ‘zorluklar’ ve İngiltere-ABD ilişkilerinin birliği üzerine önemli bir konuşma yapması bekleniyor. Konuşmada, geçtiğimiz günlerde Donald Trump’a yönelik suikast girişimine de değinmesi öngörülüyor. Söz konusu gelişme, ziyaret programında güvenlik önlemlerinin artırılmasına yol açmıştı.
Törenin ardından Trump ile Kral Charles’ın basına kapalı bir görüşme gerçekleştireceği bildirildi. Görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntıların paylaşılmaması planlanıyor. (Sputnik)
***
Geçiş Dönemi Adaleti Kurumu Heyeti, Şam’daki Tadamun Katliamı Alanını Ziyaret Etti
Suriye Geçiş Dönemi Adaleti Kurumu’ndan bir heyet, Şam’daki Tadamun katliamının gerçekleştiği alanı ziyaret ederek mağdur yakınlarının tanıklıklarını dinledi ve adalet sürecine ilişkin çalışmalar kapsamında incelemelerde bulundu.
Suriye Geçiş Dönemi Adaleti Ulusal Kurumu’ndan, Başkan Yardımcısı Zehra El-Barazi ile Gerçeği Ortaya Çıkarma ve Hesap Verebilirlik birimlerinden oluşan bir heyet, Salı günü Şam’daki Tadamun Mahallesi katliamının gerçekleştiği alanı ziyaret etti. Heyet, burada devrik rejim unsurları tarafından mahallede işlenen ihlallerle ilgili olarak mağdur yakınlarının tanıklıklarını dinledi.
Heyet ayrıca, mağdur yakınları ve mahalle sakinleriyle gerçekleştirdiği görüşmede, şikâyet ve dava süreçlerine ilişkin başvuru mekanizmaları ile yetkili mahkemeler önünde tanıklık sunma yöntemleri hakkında bilgilendirmede bulundu.
“Adalet için ulusal işbirliği şart”
Heyetin Hesap Verebilirlik Dairesi Başkanı Redif Mustafa, SANA’ye yaptığı açıklamada, Tadamun’da işlenen suçların uluslararası hukuk çerçevesinde savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım kapsamına girebilecek nitelikte olduğunu belirtti. Mustafa, adaletin sağlanabilmesi için mağdur yakınlarının sürece katılımının ve ulusal çabaların birleştirilmesinin önemine vurgu yaptı.
Mustafa, mağdur yakınları ve hayatta kalanlara tanıklıklarını paylaşma çağrısında bulunarak, komisyonun tanıkların korunması için hukuki ve lojistik destek sağlayacağını, ayrıca kimlik gizliliğini garanti altına alan bir tanık koruma programının başlatıldığını ifade etti.
Öte yandan, Kurumun Gerçeğin Araştırılması ve Tespit Komitesi üyesi Rand Sabbağ, ziyaretin amacının suç mahallerini yerinde incelemek ve halkın taleplerini dinlemek olduğunu söyledi. Sabbağ, Tadamun katliamının baş sorumlusu olarak tutuklanan Emced Yusuf’un yakalanmasının ardından adli sürecin ilerletilmesinin, mağdurların adaletini sağlamaya katkı sunacağını belirtti.
Tanıklar ihlallerin boyutunu anlattı
Mağdur yakınlarından Favziye Hamo, oğlunu kaybettiği olayı anlatarak, yaşananların sivil halka yönelik ağır ihlallerin boyutunu ortaya koyduğunu ifade etti. Hamo, sorumluların hesap vermesi ve en ağır şekilde cezalandırılması çağrısında da bulundu.
Bir diğer mağdur yakını Muhammed El-Huayli ise, öldürme operasyonlarının sistematik biçimde sivilleri hedef aldığını, devrik rejim güçlerinin evlerine dönen sivilleri dahi hedef aldığını belirtti. Huayli, kadın ve çocuklara ait kalıntıların bulunmasının bölgede toplu mezarların varlığına işaret ettiğini söyledi.
Tadamun Katliamı, 16 Nisan 2013’te Şam’ın güneyindeki Tadamun Mahallesi’nde gerçekleşmiş, belgelenmiş bilgilere göre sivil vatandaşların gözleri bağlanarak ve elleri kelepçelenerek toplu infaz noktasına götürüldüğü kaydedilmişti. Yerel ve insan hakları kuruluşlarına göre, katliamda belgelenen en az 288 kişi hayatını kaybetti, bunlardan 41’inin doğrudan kayda alınan infaz görüntülerinde yer aldığı belirtiliyor.
Suriye İçişleri Bakanlığı, geçtiğimiz Cuma günü yaptığı açıklamada, katliamın baş sorumlusu Emced Yusuf’un Hama kırsalındaki Gab Ovası bölgesinde düzenlenen güvenlik operasyonuyla yakalandığını duyurmuştu. (SANA)
***
500 milyon dolarlık Rus süper yatı, abluka altındaki Hürmüz Boğazı’ndan geçmeyi başardı
Rus bir iş adamıyla bağlantılı bir süper yat, bu hafta sonu Hürmüz Boğazı’ndan geçti.
Dünyanın 12. en büyük yatı olan Nord, geçiş izni alan az sayıdaki özel gemiden biri.
Gemi, Rus çelik devi Alexei Mordashov ile bağlantılı. (Business Insider)
***
6 Mayıs’ta 28 Yeni İsviçre Muhafızı Yemin Edecek
Roma’nın Yağmalanmasının Yıldönümünde.
Dünyanın en eski ve en küçük ordusu olan İsviçre Muhafızları’na katılan 28 yeni üye, 6 Mayıs’ta Vatikan’da yemin edecek.
Gelenek gereği, Papalık İsviçre Muhafızları’na katılan 28 yeni üyenin yemin töreni, 6 Mayıs’ta saat 17:00’de Vatikan’daki Apostolik Saray’ın San Damaso Avlusu’nda gerçekleşecek.
Her yıl, yeni muhafızlar, 1527’deki Roma’nın Yağmalanması’nın yıldönümünde yemin ederler. Bu olayda 189 İsviçre Muhafızı, Papa VII. Clement’i İmparator V. Charles’ın ordusuna karşı savunmuş ve 147’si bu sırada hayatını kaybetmiştir.
Yemin, Papalık İsviçre Muhafızları Birliği bayrağı altında ve Papa XIV. Leo’nun huzurunda yapılır.
Muhafızlar böylece, geçmişte cesur ve sadık atalarımızın yaptığı gibi, kendi canlarını riske atma pahasına bile olsa, mevcut Papa’yı ve tüm meşru haleflerini koruyacaklarına ve savunacaklarına yemin ederler.
Tören, ailelerinin de hazır bulunduğu şenlikli bir atmosferde gerçekleşir.
Muhafızlar, Noel ve Paskalya’da Papa’nın “Urbi et Orbi” kutsaması için giyilen zırh da dahil olmak üzere, gala üniforması olan “Gran Gala”yı giyerler.
İsviçre Konfederasyonu’ndan, Başkan Guy Parmelin, Ulusal Konsey Başkanı Pierre-André Page ve Devletler Konseyi Başkanı Stefan Engler’in başkanlık ettiği bir heyet hazır bulunacaktır.
İsviçre Ordusu da Ordu Komutanı Yarbay Benedikt Roos tarafından temsil edilecek, İsviçre Piskoposlar Konferansı ise Başkanı, Lozan, Cenevre ve Fribourg Piskoposu Charles Morerod tarafından temsil edilecektir. (ANSA)
***
Birleşik Arap Emirlikleri, OPEC ve OPEC+’tan ayrıldı; bu, küresel petrol üreticileri grubuna büyük bir darbe vurdu
Uzun süredir OPEC üyesi olan bir ülkenin şaşırtıcı ayrılışı, kargaşaya yol açabilir ve grubu zayıflatabilir.
Birleşik Arap Emirlikleri Salı günü, Petrol İhraç Eden Ülkeler Örgütü’nden (OPEC) ve OPEC+’tan ayrıldığını açıkladı. Bu, İran savaşının tarihi bir enerji şokuna neden olduğu ve küresel ekonomiyi sarstığı bir dönemde, petrol ihraç eden gruplara ve fiili liderleri Suudi Arabistan’a ağır bir darbe vurdu.
Uzun süredir OPEC üyesi olan Birleşik Arap Emirlikleri’nin şaşırtıcı ayrılışı, jeopolitikten üretim kotalarına kadar çeşitli konularda iç anlaşmazlıklara rağmen genellikle birleşik bir cephe oluşturmaya çalışan grupta kargaşaya yol açabilir ve zayıflatabilir.
Resmi WAM haber ajansının yayınladığı bir açıklamada, Birleşik Arap Emirlikleri’nin “ulusal çıkarlara” odaklanmak için geri çekileceğini söylediği belirtildi.
Birleşik Arap Emirlikleri, eski İngiliz himayesi olan Abu Dabi’nin ülke olmadan dört yıl önce, 1967’den beri OPEC üyesidir. Kartelden çekilen son OPEC üyesi ise 2024’te Angola olmuştur.
Birleşik Arap Emirlikleri’nin açıklamasında, “Bu karar, Birleşik Arap Emirlikleri’nin uzun vadeli stratejik ve ekonomik vizyonunu ve gelişen enerji profilini yansıtmaktadır” denildi.
Açıklamada ayrıca, “Örgütte geçirdiğimiz süre boyunca, herkesin yararına önemli katkılarda bulunduk ve daha da büyük fedakarlıklar yaptık” ifadelerine yer verildi.
“Ancak, ulusal çıkarlarımızın gerektirdiği konulara odaklanmanın zamanı geldi.” (The Express Tribune)
***
EFKA ve Temyiz Mahkemesi’nde Silahlı Saldırı: 89 Yaşındaki Şüpheli Başsavcılığa Götürüldü — ‘Psikiyatrik Geçmişi Var, Yardıma İhtiyacı Var’
Kerameikos’taki EFKA ofisi ve Loukareos Caddesi’ndeki Atina Temyiz Mahkemesi’nde meydana gelen çifte silahlı saldırıda, 89 yaşındaki şüphelinin psikiyatrik geçmişi ve daha önce hastaneye yatırılmış olduğu belirtildi. Tanınmış ceza avukatı Vassilis Noulézas, şüpheliyi temsil etmek üzere görevlendirildi.
Noulézas, 28 Nisan 2026 Salı akşamı Başsavcılık (AGA) önünde yaptığı açıklamada, davayı üstlenmek üzere bilgilendirildiğini ancak resmi olarak görevi kabul etmeden ve dosyayı incelemeden önce şüphelinin tutuklandığı Patras’tan nakledilmesini beklediğini doğruladı.
Yaralanan beş kişi için derin endişe duyduğunu ifade eden Noulézas, durumun ciddiyetini vurguladı. “Bu adamı neyin yönlendirdiğini, onu böylesine aşırı, hatta suç sayılabilecek bir eyleme iten şeyin ne olduğunu anlamak istiyorum; bu eylem neredeyse insan hayatına mal olacaktı,” dedi.
Tıbbi ve Psikolojik Değerlendirmeler
Şüphelinin durumuna değinen Noulézas, psikiyatrik değerlendirmenin gerekliliğini vurguladı: “Tek bildiğim, psikiyatrik bir geçmişi olduğu ve daha önce hastaneye yatırıldığı ve yardıma ihtiyacı olabileceği.”
Olası suçlamalarla ilgili olarak Noulézas, şüphelinin birden fazla kişiye karşı cinayete teşebbüs ve Yunanistan’ın ateşli silahlar yasasını ihlal de dahil olmak üzere ciddi suçlamalarla karşı karşıya kalmasını bekliyor.
“Davaya atanan savcı cezai işlemleri başlatacak. Psikiyatrik uzman görüşü istenip istenmeyeceğini ve mahkemenin onu bir psikiyatri tesisine yerleştirmeye karar verip vermeyeceğini göreceğiz,” diye açıkladı.
Noulézas, şüphelinin ileri yaşı ve sağlık durumunun bozuk olması göz önüne alındığında, olaya dahil olmasının insani bir boyutu olduğunu belirterek sözlerini tamamladı. (Athens Times)
Hazırlayan: Emre SOLAK (Ajans Cyprus – Ankara)


