Azerbaycan Milli İlimler Akademisi (AMEA) Başkanı İsa Habibbeyli, kadim Türklerin tarihsel gelişimi ve bölgesel etkilerine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Habibbeyli, Türklerin Büyük Çöl ve Bozkır kültürü temelinde şekillenerek Altaylara kadar uzanan geniş bir coğrafyada varlık gösterdiğini ifade etti.
“Türkler Geniş Coğrafyada Etkin Oldu”
Habibbeyli, tarihî ve coğrafi sınıflandırmalara göre dünya halklarının farklı doğal alanlarda şekillendiğini belirterek, Hristiyanlığın daha çok dağlık ve kıyı bölgelerinde yayıldığını, Slav halklarının ormanlık alanlarda yoğunlaştığını, diğer etnik grupların ise farklı coğrafyalarda gelişim gösterdiğini söyledi.
Kadim Türklerin ise bozkır ve çöl kültürü temelinde geniş alanlara yayıldığını vurgulayan Habibbeyli, bu durumun Türklerin tarihsel hareketliliğini ve etkisini ortaya koyduğunu dile getirdi.
“Kadim Metinler Tarihi Ortaya Koyuyor”
Azerbaycan Milli İlimler Akademisi bünyesinde düzenlenen konferansta konuşan Habibbeyli, “Kadim metinler ve klasik kaynaklar Ermeniciliğin sahtekârlıklarını ve uydurmalarını ifşa ediyor” başlıklı sunumunda, tarihsel kaynakların bölgedeki etnik ve kültürel yapıyı anlamada önemli rol oynadığını ifade etti.
Habibbeyli ayrıca, dünya medeniyetlerinin oluşumunda birçok halkın katkısı bulunduğunu belirterek, Güney Kafkasya’daki tarihsel süreçlere dair değerlendirmelerde bulundu.
Güney Kafkasya’da Barış Vurgusu
Konuşmada, İlham Aliyev’in yürüttüğü barış ve güvenlik politikalarının Güney Kafkasya’da istikrar ve kalkınma açısından önemli bir zemin oluşturduğu ifade edildi.
Aynı zamanda, mevcut jeopolitik gelişmeler çerçevesinde Nikol Paşinyan’ın “gerçek Ermenistan” yaklaşımının bölge açısından yeni bir perspektif sunduğu belirtildi.
Habibbeyli, Azerbaycan’ın son yıllarda artan uluslararası etkisinin, izlenen politikalar sayesinde güçlendiğini ve küresel süreçlerde daha aktif rol üstlendiğini sözlerine ekledi.


