Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM), Avrupa genelinde artan dine dayalı ayrımcılığa karşı önemli bir adım attı. “Avrupa’da dine dayalı ayrımcılıkla mücadele ve din ve inanç özgürlüğünün korunması” başlıklı önerge, Genel Kurul’da oy çokluğuyla kabul edildi.
Strazburg’da gerçekleştirilen oturumda ele alınan önerge, 11 “hayır” oyuna karşı 83 “evet” oyuyla kabul edilirken, 6 parlamenter çekimser kaldı. Kabul edilen metin, Avrupa’da din ve inanç özgürlüğünün korunmasına yönelik somut adımlar atılması gerektiğine işaret ediyor.
Avrupa’da İslamofobi Alarmı
Raporda, düşünce, inanç ve din özgürlüğünün Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9. maddesi kapsamında güvence altına alındığı hatırlatıldı. Buna rağmen Avrupa genelinde dine dayalı dışlanma ve hoşgörüsüzlüğün giderek arttığına dikkat çekildi.
Özellikle Müslüman karşıtlığı (İslamofobi) vakalarındaki artışın “endişe verici boyutlara ulaştığı” vurgulanan raporda, bu durumun demokratik toplum yapısını tehdit ettiği ifade edildi.
Üye Devletlere Açık Çağrı
Önergede, Avrupa Konseyi’ne üye devletlere önemli çağrılar yapıldı. Dine dayalı ayrımcılıkla mücadele kapsamında:
- Bu tür vakalara ilişkin düzenli veri toplanması,
- Kamu görevlilerine din kültürü ve farklı inançlara saygı konusunda eğitim verilmesi,
- Ayrımcılık ve nefret suçlarının etkin şekilde tespit edilmesi
gerektiği vurgulandı.
Hasan Taçoy: “Kıbrıslı Türkler Ayrımcılığa Maruz Kalıyor”
Hasan Taçoy, Genel Kurul’da yaptığı konuşmada Kıbrıslı Türklerin dini kimlikleri ve kültürleri nedeniyle çeşitli ayrımcılıklara maruz kaldığını dile getirdi. Taçoy, bu durumun çoğu zaman Müslüman karşıtı duygular ve etnik önyargılardan kaynaklandığını ifade etti.
Taçoy, Limasol, Larnaka ve Episkopi gibi bölgelerde camilere ve ibadet yerlerine yönelik saldırılar yaşandığını belirtti.
“Kıbrıslı Türkler fiziki saldırılara, şiddet eylemlerine maruz kaldı; siviller hedef alındı, araçlar tahrip edildi” diyen Taçoy, nefret söyleminin mutlaka cezalandırılması gerektiğini vurguladı.
Nefret Söylemiyle Mücadele Vurgusu
AKPM’de kabul edilen önerge, Avrupa genelinde artan nefret söylemi ve dini ayrımcılıkla mücadelede daha güçlü politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini ortaya koydu. Uzmanlar, bu kararın özellikle azınlık haklarının korunması açısından önemli bir dönüm noktası olabileceğine dikkat çekiyor.


