Cuma, Ocak 30, 2026
Google search engine
Ana SayfaKıbrısCumhurbaşkanı dahil, herkese eşit maaş verin, bitsin…

Cumhurbaşkanı dahil, herkese eşit maaş verin, bitsin…

Her fırsatta yazarım ve de söylerim.

Gazeteciyim.

Çok konuda az şey bilirim.

Konunun uzmanlarıyla yarışmak gibi bir niyetim asla olamaz.

Bir konuyu yazmadan önce elbette dersimi çalışırım. Ancak dersimi çalışırken, teori sarmalarına kapılmamaya özen gösteririm.

Yazımı okuyanların belli sözcüklerin anlamında zorlanıp, yazımdan kopmalarını istemem.

Geniş kesimlerin anlayacağı dille, içerikle yazdığım zaman, okurlarla bağımın daha sağlıklı olacağına da inanırım.

***

Konumuz her hayat pahalılığı ödeneği uygulamasında, gündeme gelen  AZ KAZANANIN ÇOK, ÇOK KAZANANIN AZ ARTIŞ ALMASI.

Bu söz kulağa hoş gelir mi?

Evet hoş gelir.

Öncelikle şunu, üstüne basa basa yazayım.

   HAYAT PAHALILIĞI ÖDENEĞİ ARTIŞ DEĞİLDİR.

   Peki nedir?

   Özellikle dar ve sabit gelirlilerin, maaşlarında, ücretlerinde, hayat pahalılığı nedeniyle yaşanan satın alma gücü gerililiğinin giderilmesidir.

   Bir başka deyişle HAYAT PAHALILIĞI, EKSİKSİZ UYGULANIRSA, KAYBEDİLEN EŞEĞİN BULUNMASIDIR.

                                                                     ***

   Hayat Pahalılığı, oransal eşitliğe rağmen az kazananın gelirinden sayısal olarak daha az, çok kazananın gelirinde ise daha çok gerilemeye neden olur.

   Örneğin yüzde 22 hayat pahalılığı, 50 kazananda 11, 100 kazananda ise 22 eksilmeye, ya da gerilemeye neden olur.

   Kısaca maaşlarda, ücretlerde yaşanan, satın alma gerilemesinin nedeni pahalılık olduğu için, hayat pahalılığı hesaplamasıyla, eksilen miktar yerine konur.

   Artış olabilmesi için hayat pahalılığı oranının verilmesine ek olarak ek ödeme yapılması gerekir.

***

Çok kazanana az, az kazanana çok hayat pahalılığı ödeneği softa şaşırtması olup,  tenceredeki yemeği artırmadan, çok kazananın tabağından alıp, az kazananın tabağına koymaktır.

Haaa, şu yapılabilir… Ayırım gözetmeksizin herkese, maaşlarındaki erimeye karşı eşit oranda ödeme yapılır. Bunun adı hayat pahalılığıysa, hayat pahalılığıdır. Az kazandığı kabul edilen gelir gruplarına ekstra ödeme yapılır. Herkese yüzde 22 verilir. Sonra örneğin 70 bin ve altı geliri olanlara yüzde beş daha ek ödeme gerçekleştirilir. Böylece az kazanana çok verilmiş olur.

***

   Bizde akaryakıt ve de market fiyatları, genelde dövize endeksli olmasına rağmen, dövizdeki artıştan daha yüksek düzeyde zam yapılmaktadır.

   TL’deki değer kaybı, ya da dövizdeki artışına göre, pahalılığın daha fazla olmasının, en başta gelen nedeni budur.

                                                                 ***

Hayat Pahalılığı uygulamasından vaz geçilebilir mi?

Elbette vazgeçilebilir.

   Maaş ve ücretler, stabil, yani büyük dalgalanma göstermeyen bir para birimine bağlı olarak hesaplanarak ilk etapta, her ay TL olarak  ödenir. Her ay ödeme günü kur ne ise o kur değerinden çarpılarak maaş ve ücretler belirlenir.

Çok büyük olasılıkla, çok düşük olacak hayat pahalılığı da yılda bir kez değerlendirilir.

***

   Eğer ekonomik anlamda olağanüstü bir dönemden geçiyorsak, alternatif, daha farklı olarak vardır elbette.

   1963 sonrasında bir dönem olduğu gibi cumhurbaşkanından, odacıya kadar herkes, düzlüğe çıkana kadar eşit maaş alsın. Örneğin 100 bin TL.

***

Son bir ekleme ya da vurgu.

Hep dar ve sabit gelirlilerin, maaşlarının, hayat pahalılığından etkilenmelerini konuşuruz.

   Servetlerini, lüks seyahatler, Ferrailer, Lamborghinilerle gözümüze sokanlar bu tartışmaların neresindedir?

   Tabak benzetmesi yaptığımıza göre, onların tabakları dokunulmaz mı?

   Yoksa onların, “Kral sofraları” ayrı bir dünyada mı?

Kaynak : Ajans Cyprus

RELATED ARTICLES

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Most Popular

Recent Comments