Gazze Belediye Sözcüsü Hüsnü Mühenna, krizin İsrail ordusunun kentin doğusundaki ve “Sarı Hat” olarak adlandırılan bölgede yürüttüğü askeri operasyonlar sonucu Mekorot su hattının devre dışı kalmasıyla 12. gününe girdiğini söyledi.
Mühenna, bu durumun kentin su sistemini neredeyse tamamen felç ettiğini ve geniş yerleşim alanlarının temel içme suyuna erişemediğini belirtti.
İsrail’in 72 kuyuyu imha ettiğini, Sudaniye’deki tek arıtma tesisini kullanılamaz hale getirdiğini ve Bir en-Naaca ile Safa bölgesindeki merkezi kuyuları yıktığını aktaran Mühenna, bu nedenle belediyenin savaş sürecinde ana su kaynağı olarak İsrail’e ait Mekorot şirketinden sağlanan hatta bağımlı kaldığını ifade etti.
Mühenna, Gazze kentinin günlük su ihtiyacının yaklaşık 100 bin metreküp olduğunu belirterek “En iyi durumda yalnızca 12 bin metreküp su temin edilebiliyor. Bu da yüzde 75’in üzerinde açık anlamına geliyor.” dedi.
Kriz nedeniyle birçok bölgede kişi başına düşen günlük su miktarının 5 litrenin altına indiğini vurgulayan Mühenna, bunun insan yaşamı için gerekli asgari düzeyin çok gerisinde olduğunu kaydetti.
Mühenna, Mekorot hattının hava saldırıları ve buldozer faaliyetleri nedeniyle sık sık kesintiye uğradığını ifade ederek hat üzerindeki her arızanın on binlerce kişiyi doğrudan etkileyen acil krizlere yol açtığına dikkati çekti.
Filistinli yetkili, son kesintinin Zeytun, Şucaiyye, Şevva Meydanı, Yafa Caddesi, Eski Şehir, Tel el-Heva, Sabra’nın bazı bölümleri ve batı mahalleleri dahil olmak üzere kentin büyük bölümünde su akışını durdurduğunu aktardı.
Su arıtma tesisi tamamen kapandı
Gazze’de savaş sürecinde 150 bin metreden fazla su şebekesinin tahrip edildiğini ve Sudaniye tuz arıtma tesisinin tamamen kapandığını belirten Mühenna, kalan kuyuların ise yakıt, yedek parça ve bakım ekipmanı eksikliği nedeniyle asgari kapasitede çalıştırılabildiğini kaydetti.
Mühenna, ağır iş makineleri ve teknik ekipman girişine izin verilmemesinin krizi daha da derinleştirdiğini vurgulayarak belediyenin sınırlı imkanlarla acil onarımlar yapmaya ve uluslararası kuruluşlarla koordinasyon sağlamaya çalıştığını ancak bu çabaların krizin büyüklüğü karşısında yetersiz kaldığını dile getirdi.
Su krizinin artık yalnızca susuzluk sorunu olmadığını vurgulayan Mühenna, özellikle kentin batısında yüz binlerce yerinden edilmiş kişinin yoğunlaşması, yüz binlerce ton atığın birikmesi ve haşere yayılımının, salgın hastalık riskini ciddi biçimde artırdığını ve krizin giderek bir sağlık ve çevre felaketine dönüştüğü uyarısında bulundu.
Mühenna, ortaya çıkan felaketten İsrail’i sorumlu tutarak uluslararası toplumu acil harekete geçmeye, yakıt, ekipman ve bakım malzemelerinin girişine izin verilmesini sağlamaya ve Mekorot hattından Gazze’ye düzenli ve kesintisiz su akışının temin edilmesi için baskı kurmaya çağırdı.


