Salı, Ocak 27, 2026
Google search engine
Ana SayfaKıbrısİSİAS Davası… İnsan değersizse, adalet de değersizdir…

İSİAS Davası… İnsan değersizse, adalet de değersizdir…

Adıyaman’a 23 Aralık 2023’te gitmiş, İSİAS davasını gören mahkemeyi izlemiştim.

6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan Adıyaman’daki İsias Otel davasında yaklaşık 16 saat süren altıncı duruşmanın sonunda otel sahiplerine ‘bilinçli taksir’ suçundan hapis cezaları verilmişti.

O 16 saati eksiksiz izlemiştim.

Adıyaman, Adalet Sarayında, bir davadan öte, orada adaletin, ne mana taşıdığını da hissedip, anlamıştım.

***

Önceki gün, bu kez Adıyaman Grand İsias Otel davasında kamu görevlilerinin davasının kararı vardı. Yargılanan kamu görevlilerinden üçü beraat ederken, üçüne de 10 yıl hapis verildi. Ancak adli kontrol şartıyla serbest bırakıldılar.

Sürpriz bir karar mı? Hayır.

Önceki gün de yazımın konusu İSİAS Davasıydı ve yazımı tamamlarken şunları yazmıştım:

“ Adalete güvenmeden adalet aranır mı?

Normal bir ülkede bu soru sorulmaz. Çünkü adalet, zaten güvenilecek yerdedir. Mahkeme salonuna giren herkes bilir ki; hak yerini bulacaktır. Ama bizim coğrafyamızda, özellikle İsias gibi davalardan sonra, adalet artık bir sonuç değil, bir mücadeleye dönüşmüştür. Aileler, avukatlarıyla birlikte savcı gibi çalışıyor; mühendis gibi rapor okuyor; gazeteci gibi belge topluyor. Çünkü biliyorlar ki, eğer susarlarsa dosya kapanacak, dosya kapanırsa vicdan kapanacak.

Şampiyon Melekler bize şunu öğretti: Adalet, bazen güvenle değil, dirençle ayakta kalır. Ve bazen adaleti, adalete güvenmeyenler kurtarır.

Çünkü bu coğrafyada adalet, ancak peşinden koşanlar sayesinde hayatta kalabiliyor.

İSİAS davası, bir mahkeme dosyası değil; çok çok geniş kesimlerin vicdan sınavıdır.”

***

6 Şubat Depreminde Şampiyon Meleklerimizi, öğretmenlerini ve bazı aile bireylerini kaybettikten sonra, yaşamını yitiren canlarımız için, adalet için koşuyor mücadele ediyoruz..

Adalete güvenmeden, adalet için de koşuyoruz.

KOŞUYORUZ diyorum, çünkü Şampiyon Meleklerin aileleriyle birlikte Kıbrıs Türk Halkı, Şampiyon Meleklerin ruhlarının rahat etmesi için koşuyor, güvenilirliği sorgulanan adalete karşı, adaleti sağlama savaşı veriyor.

***

Adıyaman’da yüzleştiğimiz “adaletle” tanışınca bizim adaletimizin, hukuk düzenimizin, yargının bağımsızlığı ve adilliğinin değerini çok daha iyi anladık.

***

Adalet, yalnızca mahkeme salonlarında dağıtılan bir karar metni değildir. Adalet, toplumun vicdanında karşılık bulabildiği ölçüde anlamlıdır. Eğer bir karar, hukuken “tamam” dense bile kamuoyunda “eksik” hissi bırakıyorsa, orada adaletin yalnızca şekli tamamlanmış, ruhu ise yarım kalmış demektir.

İSİAS davasında yaşanan tam da budur.

***

O davada yargılanan sadece bir bina değildir. Betonun içine karıştırılan eksik demir, görmezden gelinen projeler, imzalanıp geçilen raporlar değildir yalnızca. O davada yargılanması gereken, “nasıl olsa bir şey olmaz” rahatlığıyla kurulan düzen, denetimsizliğin sıradanlaştırılması, sorumluluğun sürekli başkalarına devredilmesidir… Ve  felaketler karşısında hızla unutan hafıza..

***

Unutulmamalıdır: Adaletin en büyük düşmanı adaletsizlik kadar cezasızlık algısıdır. Bir ülkede insanlar “nasıl olsa bir şey olmuyor” noktasına gelmişse, orada hukuk vardır ama adalet yoktur. İSİAS ve benzeri davalar, bu algıyı güçlendiriyor.

***

Adalet, çoğu zaman kalın kitapların arasında, maddelerle, fıkralarla, içtihatlarla anlatılır. Oysa adaletin gerçek adresi ne mahkeme salonlarıdır, ne de anayasa ve yasalardır… Adaletin asıl yeri insanın kalbidir. İnsanın değerli sayıldığı, onurunun korunmaya layık görüldüğü bir yerde adalet filizlenir. İnsan değersizleştirildiğinde ise adalet, kelimeden ibaret bir süs eşyasına dönüşür.

***

Bir ülkede insan, yalnızca istatistik olarak görülüyorsa; ölümler “rakam”, acılar “dosya”, sorumluluklar “zamana yayılmış unutkanlık” halini alıyorsa orada adaletten söz etmek zordur. Çünkü adaletin ilk şartı, insanın vazgeçilmez ve yerine konulamaz olduğunun kabul edilmesidir. İnsan, bir binanın altında kalınca değil; o bina yapılırken de hesaba katılmalıdır.

Unutulmasın…Adalet, insanı merkeze almayan bir sistemde kalıcı olamaz. Çünkü adalet, insan onurunun hukuki ifadesidir. İnsan değersizse, adalet de değersizdir…

Kaynak : Ajans Cyprus

RELATED ARTICLES

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Most Popular

Recent Comments