80’lerde Kıbrıs…

0

*İngiliz asvaltıydı yollar, çakıl taşlı

*Rumlardan kalma evlerin çoğu veran ve mandra olarak kullanılırdı köylerde..

*Köy içi yollarda davar dışkısı taneleri olurdu hep ve güzel kokardı..

*Lefkoşa veya Mağusa’ya yeşil veya bordo Bedford marka tahta gaşa forddigolarla, en az 1 saatte gidilirdi. Otobüsler taze dirifil demetleri, bulli yemi ve gaz tüpleri taşırdı hep. Şehre ulaşmak için sabahın 6 buçuğunda yola çıkılırdı. Yollar hep tek aracı ancak sığabilecek genişlikteydi, bol çukurlu ve incecikti..

*Aşağı yukarı herkesin koyun-keçisi olurdu. Sütçü kamyonları mahalle mahalle gezer, taze sütleri toplardı. Eve ayrılan sütler büyük gazanlarda hellime dönüştürülürdü. Yoğurt, ayran, taze nor buzlukta, kuru nor parizyen ince çoraplarda veya el işi örme küçük sepetçiklerde talvarlarda ya da çamaşır iplerinde kurutulurdu..

*Haftada bir yıkanırdı çamaşırlar ve sonra çocuklar, Cumartesi veya pazar günleri ve koskoca bir gün harcanırdı, sabahtan akşlamlara kadar.

* Yıkanmak için: Yeşil, develi arap sabunu veya magiç (yeşil elmalı, sarı portakallı veya pembe renkli güllü) şampuynan..

*Çamaşır ilacı olarak yarım metre ebatında uzun ince bir çamaşır deterjanı vardı. Beyazları kaynatmak için de (Harika) adlı başka bir toz deterjan..

*Büyük bakır kazanlarda kaynatılırdı sıcak su, yıkanmak için veya çamaşır için…

ü*Çoğu Rum evlerinde küvet ve sıcak-soğuk iki çeşmesi bulunsa da taşıma ve ılıştırma yöntemiyle hazırlanırdı hamam suyu..

*Kahvaltıda blue-band sarı kutulu margarindi gabiranın üzerine sürülen (kızarmış ekmek), hellim, gaymag yağı, alıç veya incir reçeli, üzüm pekmezi ve çakstezdi kahvaltının ana malzemesi..

*Tartılabilir her şey, büyük çuvallardan, mat gümüş renkli kürecikle poşetlere aktarılarak ve iki kefeli terazide okkayla tartılarak satılırdı..

* Ekmekler üzeri çarşafla örtülü kamışdan örme büyük köfünlerde satılırdı mahalle bakkallarında..

*Çakuletler Çıraklı Ltd’den, yağ ürünleri Zeyko, makarnalar Güneş, ayakkabı markaları Ayko.. Spor ayakkabıları panter marka lacivert beyaz yan çizgili.. Beden eğitimi dersinde giydiğimiz eşofman takımları bordo, mavi veya sarı renkte beyaz yan çizgiliydi (Hababam Sınıfı Filmi’nin body Ekremi Şener Şen’in giydiği eşofman takımının aynisi)

* Lefkoşa’nın ilk süpermarketi PEYAK idi.. Ki süpermarket demeye şahit gerekirdi.. İngiliz döneminden kalma tren vagonları hangarından bozma bildiğimiz bir hangardı.. Tüm ürünler gelişi güzel ortalığa saçılmış vaziyette satılırdı.. Hemen arka sokağındaki (Sanayi Holding) ürünleri satılırdı daha çok: plastik oyuncaklar, şeker-un-bulgur-kuru fasulye kahverengiye çalan büyük keten çuvallardan gümüşümsü metal kürekle poşetlere aktarılır, tartılarak satılırdı..

*Lefkoşa’nın ilk alışveriş merkezi diyebileceğimiz yer, hala binası duran Atleks alışverş merkeziydi..

*Lefkoşa’ya kadar gelinmişken, Bandabuliya’ya (Tarihi Belediye Pazarı)mutlaka uğranırdı. Mevlevi tekkesinin yanındaki çeşmenin suyu akar ve içilirdi.

*Girne Kapısı’ndan Arasta’ya kadar, çift yönlü trafik vardı. Atatürk Meydanı (Dikilitaş Meydanı trafiğe açık ve randabout idi (Dönel Kavşak)

*Ercan Devlet Hvali’manına haftada 4-5 uçak iner kalkar, yolcular dar uzun balkondan uğurlanırdı.. Ve hepimizin hayaliydi o havalimanından Londra’ya uçmak bir gün.. Ve uçup Londra’ya gittiğimizde ise şok olmaktı hayat, iki yaşam arasındaki yaşam farklıklıklarıyla yüzleştiğimiz gün..

*Yazları hafta sonu hep beraber plaja değil, denize gidilirdi..
*İlkokula giderken Pazartesileri haftalık yatırılır, çepte çok az bazen de hiç harçlık bulunmaz eve aç guduz dönülürdü..

Oyuncaklarımız pirililer (bilyeler), ingiliz döneminden kalma Rally velesbistler (bisikletler) tekerleklerini rulemalarlla hallettiğimiz binek arabacıklar, atılmış araç lastikleri idi..

*Oyunlarımız: Saklanbaç, körebe, dutmacık-yakalamaca, istop, matsas-götsad-andrellas, yağ-bal satarım, yakan top…

savaşlarımız: Silahcılık, eşek ve sarı arı savaşları, zangalak taneleri ile savaşçılıktı ve boş rum evleri de mevzilerimizdi…

*Kıbrıs’ta 80’li yıllarda, videolar yaygınlaşana kadar köylerde bile sinema salonları vardı.. Özellikle Cuma-Cumartesi günleri sinemaya gidilirdi..

*Televizyon tek kanaldı, sabah saat onda istiklal Marşı ile açılır, gece saat 24:00’da istiklal Marşı ile kapanır..

*Televizyonumuzu kapatmak konusunda ekranda uyarı yazısı çıkardı.. Eğer uyuya kalmış isen, ince ve tiz bir uyarı sinyali ile uyanırdık..

*SİGMA kanalını bir türlü netleştirmezdi gençler (meraklısı) nedenini sormayın..
*Ve Kıbrıs devlet televizyonu BRT’yi zilerken, televizyonun sahibini Denktaş, TRT’nin sahibini de K.Evren sanırdım, en çok onları gösterdikleri için.. 🙂

Benim aklıma gelenler bunlar.. Unuttuklarımı da siz hatırlatın..

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz